Yanlış sorulmuş soru

“daha da güçlü” demek gerekiyordu.

Kadınlar erkeklerden global olarak daha mutlu :

http://worldhappiness.report/…s/2/2015/04/whr15.pdf (44. Sayfa)

 

 

Kadınlar erkeklerden tüm dünya ülkelerinde daha uzun yaşıyor :

https://en.wikipedia.org/…ntries_by_life_expectancy

 

Kadınlar iş kazalarından minimum etkileniyor :

http://www.sciencedirect.com/…pii/s0001457508000791

(global olarak iş kazasında ölüm oranı erkeklerde 8.2 kat fazla)

 

Kadınlar daha az cinayete kurban gidiyor :

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1635092

(cinayete kurban gidenlerin 76%sı erkek)

 

Kadınların çok daha büyük risk altında olduğu tek risk tecavüz suçları.

Ancak erkekler de orantılı olarak çok daha fazla sahte tecavüz suçlaması riskiyle karşı karşıya. Kadınlar gerçekten bir erkege tecavüz etse bile suçlanmıyorlar. Erkek 18 yaş altında oldugu durumlarda bile yasa gereği kadına ceza veriliyor, ancak durum tersi oldugundaki gibi toplumsal bir yaygara koparılmıyor.

 

Hatta bunun deli gibi izlenen komedi programlarında skeci yapılabiliyor :

http://www.dailymail.co.uk/…6-year-old-student.html

Düşünebiliyor musunuz Beyaz Show’da 18 yaş altı bir kıza tecavüz eden 30 yaşında öğretmenin skeci yapılabileceğini?

 

 

Erkekler ezici bir çoğunlukla intihar ediyorlar.

https://www.theguardian.com/…ntal-health-nick-clegg

Bunun sebebi genel olarak daha mutsuz olan erkeklerin sosyal stigma sebebiyle psikyatrik destek almaktan çekinmesi, korkması. Kadınlarsa herhangi bir stigmadan korkmadan depresyon anksiyete vs gibi hastalıkları çok daha rahatlıkla dile getirip yardım alabiliyorlar.

 

Sadece 6 ülkede kadınlara zorunlu askerlik var :

https://en.wikipedia.org/…ilitary_service_for_women

Dünyanın en fazla kadın askere sahip ülkesi Amerika’nın kadın savaş kayıpları 2.32%

http://usiraq.procon.org/…urceid=000671#miltfatstat

 

Kadınlar gelişmiş batı ülkelerinde erkeklerle benzer seçimler yaptıkları takdirde (kolay ve az kazandıran meslekler seçmedikleri, aile kurmak için işten ayrılmadıkları sürece) erkeklerle aynı kazanıyor, hatta bazı yerlerde erkeklerden daha fazla kazanıyorlar :

http://www.theguardian.com/…en-same-age-study-finds

 

Ailelerde alışveriş kararlarını çoğunlukla kadınlar veriyor (Erkeğin kazandığı paranın nasıl harcanacağına kadın karar veriyor):

http://www.bloomberg.com/…e1-4e59-bcda-ce536aa50bd6

 

Ezici bir çoğunlukla kadınları koruyan yasalar var. Aile hukuku ve ceza hukuku başta olmak üzere kadınlar erkeklere kıyasla aynı durumlarda (boşanma, ceza gerektiren durumlar vs) avantajlı durumdalar.

Türkçesi daha az ceza alıp, daha fazla sayıda velayet, nafaka, tazminat vs alıyorlar.

http://www.huffingtonpost.com/…r-gap_n_1874742.html

 

 

Daha uzun uzun yazarım kadınların avantajlı oldukları sürüyle alanı. Ama ne yalan söyleyeyim sıkıldım.

 

Şunu da ekleyeyim eksik kalmasın

Kadın Cinayetleri

insanlar hakkındaki fikirleri o anki keyfine göre değişiyorsa 

keyfi yerindeyken “canım cicim” olduğu insandan keyfi kaçıkken “orospu” diye bahsediyorsa bir an önce kaçın. 

dedikoducu ise

dedikodu var, bir de dedikoduyu kullanarak manipülasyon yapmak var. eğer dedikodu sayesinde öğrendiği şeyleri avantajına çevirmek için fırsat kolluyor ve bundan zevk alıyorsa (size başarılarını anlatıyorsa) hemen uzaklaşın. 

sizinle dedikodu yapan, sizin arkanızdan da dedikodu yapıyor demektir. 

problemler asla onun suçu değilse

yaptığı hatalardan dolayı sorumluluk almıyor, her seferinde elinde olmayan dış faktörleri suçluyorsa, ancak büyük krizlerde ve riske ettiği şeyler büyük olduğunda özür diliyorsa ilişkiyi çok derinleştirmeyin. bu durum gerçekten elinde olmayan şartlardan ziyade yaptığı hataları kendi sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde rasyonalize etme eğilimini gösteriyor. 

 

sözlerini tutmuyorsa :

verdiği sözleri tutmuyor, fikirleri hızla ve 180 derece değişebiliyorsa uzak durun. sözüne güvenilirlik bir insanın en önemli kalite göstergelerinden birisi. sözünü tutmayan insandan uzak durun. 

anlattıklarında muğlaklık ve tutarsızlıklar varsa

hayatı, geçmişi, yaptıkları, planları vs. ile ilgili size anlattıklarında herhangi bir tutarsızlık, gariplik varsa, “yok la paranoya yapıyorum” dedirten bir şeyler varsa bilin ki paranoya yapmıyorsunuz. içgüdüleriniz size “kaç olm kaç” diyor. ne zaman ki işler “şüpheden sanık yararlanır” noktasına gelirse bilin ki salak yerine konuyorsunuz. 

takdir etmiyorsa

insanlar aldıkları hediyenin kendisine değil, hediyeyi veren kişinin değerine göre hediyeye değer biçerler. brad pitt’ten aldıkları kürdan, meriç sevgilisinin ona aldığı arabadan daha değerlidir. 

eğer bir kadın sizden gelen ufak-büyük hediyeleri, sizin zaman/kaynak/enerji sarfederek yaptığınız bir şeyi (tatil planı ya da bir şiir mesela) takdir etmiyor, hediyeyi değerli bulduğunu göstermiyorsa size değer vermiyor demektir. değersiz bulduğu şey aldığı hediye değil, bizzat sizsiniz. size değer vermeyen bu insandan uzaklaşın. 

mütevazi değilse

kendini dev aynasında gören insan karşısında ettiği lafların altını doldurabilecek kapasitede bir insan olduğu zaman çirkefleşir. kadınlar için bu x2 çirkefleşmek demektir. erkekler sosyal hiyerarşi ve “besin zinciri” sıralamasında en üstte olmamaya daha alışıklar (bkz: askeriye) (bkz: kurumsal hayat) kadınlar pek öyle değil. kendi değerlerinin gerçekte ne olduğunu gösteren/hatırlatan insanları alaşağı edebilmek için açık ararlar. 

bu sebeple karşınızdaki mütevazi değilse, her zaman kendinden daha iyi, daha başarılı, bilgili vs birisiyle karşılaşma olasılığı olduğunu bilen ve bunu dert etmeyen, hatta bir öğrenme, gelişme fırsatı bilen ve geliştikçe mütevazileşen bir insan değilse, onunla uzun vadeli bir ilişki düşünmeyin. 

eski sevgilileri hakkında çok kötü konuşuyorsa

bu durumun 2 açıklaması var. 

a)kadın, sevgilisinden ayrıldıktan sonra yaşadıkları (iyi ve kötü) her şeyi beyninde tekrar yazarak ilişkiyi “simsiyah” olarak tanımlamaktadır. halbuki hepimizin bildiği üzere “siyah” ya da “beyaz” değil, grinin değişen tonlarıdır hayatımız. bir şeyin simsiyah olması imkansız olduğu için, kızımızın iyi olan şeyleri baştan yazdığını anlayabiliriz. 

başkasına yapan size de yapacaktır. birden yaşadığınız, yaptığınız, olduğunuz her şeyin inanılmaz derecede fesat ve kötü bir gözle değerlendirildiğini göreceksiniz. 

b)kadın hakikaten çok kötü erkeklerle birlikte olmuş. bu da onun muhakeme yeteneği ve ilgisini çeken erkekler hakkında size iyi bir fikir vermeli. “efendi adam yerine piç tercihi”ni “efendi adam yerine seri katil tercihi” olarak yapan kadından hayır gelmez. 

eski sevgilileri hakkında çok iyi konuşuyorsa:

bunu yapan kadın nadirdir. ama sürekli iyi konuşuyorsa bilin ki siz stepnesiniz. kızımız için eski sevgiliyi unutturacak kalibrede değil, “işe yarar bir araç“sınız. o’nun geri döneceği güne kadar getir götür işleri yapan birisi, “lüzumlu bir sıkıntı“sınız. 

 

yemek pişirmeyi beceremiyorsa

aslında genel olarak kendi kendini idare etmek demek lazım, ama kendi kendini idare etmenin ilk adımı kendini doyurmak olduğu için yemek yapmayı bilmeyen kadın (ve erkek), her şeyin ayağına gelmesine alışmış kadın demektir. 

yemek pişirmek dünyanın en tırt en kolay işi. hani o aşağıladığınız çomaristan’ın en fakir yobaz ve cahil mahallelerinde yaşayan tüm gün izdivaç izleyen kadınlar 6 kişilik aileye her allahın günü yemek pişiriyorsa, ekşi sözlük okuyan sen de yemek pişirebilirsin. 

ama malzeme almak ve basit bile olsa yemekler yapmak varken sürekli dışarıdan söyleyen dışarıda yemek isteyen kadın, hayatın ayağına gelmesine alışmış olma ihtimali yüksek kadındır. bu davranışın diğer alanlara da taştığını kolaylıkla görebilirsiniz. 

buna yüzük almayın. 

“suçlarınızı” hatırlıyorsa

6 sene sonra size “sen bilmem nerde bilmem ne yapmıştın…” diye laf sokuyorsa, kafasında size karşı kullanabileceği şeylerin listesini tutuyorsa o kadınla mutlu olmanız imkansıza yakındır. 

yeni sevgili olduğunuz bir kadında bunu gözlemlemek zordur zira onu kızdıracak şeyler henüz yapmadığınız için ısıtıp ısıtıp önünüze koyabileceği kozları yoktur. ama bu davranışı annesine, babasına, arkadaşlarına karşı yaptığını gözlemlerseniz bilin ki sıranın size gelmesi sadece zaman meselesidir. 

gerçekten etrafında olmak isteyeceğiniz kadınlar anlaşmazlık, küslük gibi şeyleri sevmezler, bir an önce anlaşmazlığı çözmek için çalıştıkları gibi, sırf haklı çıkmak ve sizi sindirmek adında 6 sene önceki olayı ısıtıp mevcut problemin üstüne koymaya çalışmazlar. 

bu da bizi bir sonraki maddeye getiriyor :

anlaşmazlıkları sakin ve barışçıl bir şekilde çözümleyemiyorsa

en ufak olayda trip atan küsen somurtan, biraz daha önemli olaylarda kavga çıkaran bir insanla uzun vadeli birliktelik imkansızdır. birlikte olmak isteyeceğiniz kişi objektif ve rasyonel bir şekilde problemlere yaklaşıp anlaşmazlığı bir an önce tüm tarafların mümkün mertebe faydasına (veya en az zararına) olacak şekilde çözümlemeye çalışan kişidir. 

tek derdi haklı çıkmak olan kadın bir kaç açıdan imkansızdır. 

1-haksız olduğunu bile bile haklı çıkmak için çirkefleşen kadın, tartışmayı kaybederse sorumluluk almak yerine (bkz – az üstteki madde) sizden nefret etmeyi seçecektir. tartışmayı kazanırsa sizi alt ettiği için size olan saygısı ve arzusu sönecektir. 

2-gerçekten sizin haksız olduğunuz durumlarda siz özür dilediğiniz takdirde sizi ezik görecektir. çünkü kendisi haksız olduğu durumlarda haklı çıkmak için “ne gerekiyorsa yapan” bir karaktedir ve siz rasyonel bir şekilde hatalı olduğunuz kanısına varıp ahlaki olan şeyi yaparak özür dilerseniz sizi “ne gerekiyorsa yapmamış ezik” olarak algılayacaktır. 

 

sizin değer verdiğiniz şeyleri anlamaya çalışmıyorsa:

buradaki kriter öğrenme isteği. bildiği yegane şey sosyete-ünlü dedikodusu, moda, instagram vs olan ve sizin ilgi duyduğunuz alanları dinlemekten sıkılan ilgi duymayan ve kendi balonunda yaşayan kadından uzak durun. siz birlikte izlediğiniz filmde gördüğünüz bir ayrıntı ya da atıyorum oyuncuyla ilgili ilginç bir bilgiyi paylaşmak istediğinizde telefonuna sarılıp instagramda kaç like aldığına bakıyorsa bilin ki o kadın sizi bir aksesuar olarak görüyor. 

size arzu duyan kadın ise ne kadar nerd işi bile olsa sizin ilgilerinize, hobilerinize ve paylaşmaya değer gördüğünüz şeylere kıymet verir ve ilgi duyar. sizinle icabında oturup manga izler, dota 2 bile oynar. dota 2 oynayıp sevgili bulan adam olmaz gerçi, saçmaladım. 

ilgi duyduğu şey ergen işi hobileriniz değil. sizsiniz. bir kız sizin anime karakteri figürleri koleksiyonunuza ilgi gösteriyorsa, bilin ki aslında size ilgi gösteriyordur. 

he hobiniz ipsiz kaya tırmanışı veya natgeo modeli fotografcılık (gidip galata’da kapı çekmek yerine nepal’deki yetimleri konu eden etkileyici fotograflar çekmek) vs ise o zaman hakkaten hobiye ilgi gösterme ihtimali yüksek. 

sizinle çuval modeli seks harici bir şey yapmıyorsa

size arzu duyan kız yatakta kaplana dönüşür beyler. kendini tutamaz, kulağına “sen benim orospumsun” diye fısıldadığınızda daha da tahrik olur, daha da istekli sevişir. 

seksi başlatan hep siz, hatta yalvaran sizseniz bilin ki siz “lüzumlu bir sıkıntı“dan başka bir şey değilsiniz. 

“biz belli bir yaştan sonra çok seks istemiyoruz metabolizmamız böyle…” vs tarzı şeyleri yemeyin. size arzu duyuyorsa 50 yaşında bile olsa kaplana dönüşecektir. 

kalitesizdir

Hala Dota 2’yi ve diğer ziyan oyunları silmediniz di mi?

Hala 1000+ saatlik oyununuza bakıp gurur duyuyosunuz di mi.

Seks yapamayan meriç.

Sanırsın “Afrika’da Sınır Tanımayan Doktorlar’la 8 yıl geçmişim var” diyor. Alt tarafı oyun oynuyosun.

Embesiller sizi.

Bakın sadece 500 saatlik (günde 2 saat) pratik yaparak 1.5 senede sıfırdan nasıl piyano çalmayı öğrenmiş elin oğlu:

Bonibon kadar beyni olan adam “lan ben n’apıyorum” diyerek bu sigara kadar zararlı bağımlılığı hayatından çıkarır.

Dota 2 ve benzeri zamanınızı çalan şeylere harcadığınız kaynaklarla (zaman+para+enerji+fırsat maliyeti) hayatınız çok farklı olabilirdi. “anlıyorum ama konuşamıyorum”da kalmazdınız. “yea benim de evde gitar var da çalamıyorum pek” demez, bir çok açıdan değerinizi gösterebilirdiniz.

Gel gelelim siz n’aptınız?

31-Dota-31-Dota-31-Dota

 

Hala okumadıysanız: Porno

 

Öncelikle eğlenceli tartışma için bakınız :

Sözlük kadınlarının ben kadınım diye bağırması

Bu tartışma 10 sene önce 4chan’da yaşanan bir tartışma aslında.

Olay şundan ibaret: gerçek hayatta genç ve güzel bir kız olmanın ekmeğini yiyen, ayrıcalığını yaşayan ama aynı rahatlığı sadece sözlerinin değerlendirildiği internet platformlarında bulamayan kızların bir şekilde güzel ve genç olduklarını beyan ederek aynı ilgiyi internet aleminde de görmeye çalışmasıdır.

İnternet ortamı ise kızın memelerinin ekranda görünmedigi, sadece beyni ve sözlerinin para ettiği – yani erkeklerin büyük çoğunluğu için sıradan olan – bir yer.

İnternet en büyük eşitleyicidir yani. Değer yaratabilecek kapasite ve birikim varsa ilgi görürsün .

Bunlar yoksa göreceğin ilgi Normal hayatta değer yaratamayan erkekler kadar. Yani sıfır .

Özetle, eğer beyninle değer yaratamıyorsan o zaman ya memelerini göster ya da siktir git.

 

 

 

Ataerkil toplum çok yanlış anlaşılan şeydir.

Ataerkil toplum, Orwell’in 1984 romanındaki gibi bir “big brother” modeli kurum değildir.

Ataerkil toplum, kadını baskılamayı hedeflemez.

Esas baskılamaya çalıştığı şey erkektir. Kadının baskılanması bir “yan etki”dir sadece.

 

Insan türünün erkeği, doğada varolan en yıkıcı, en tehlikeli, en acımasız avcısıdır. Tek bir erkek kendi başına yüksek miktarda yıkıma yetkin olduğu gibi (bkz: anders breivik) , bir araya gelen erkekler daha bile yıkıcı olabilmektedir. (bkz: mogol istilası) (bkz: naziler)

Öte yandan, erkek aynı kurucu, inşa edici ve keşfedicidir. Dünya’nın her yerini keşfetmiş, şehirler inşa etmiş teknolojiyi geliştirmiş, uzaya istasyon kurmuş ve cheesecake gibi mucizevi bir şeyi icat etmiştir.

 

 

 

 

Diğer bir özelliği ise tembellik ve hedonizm’e olan yatkınlığıdır.

Normal bir erkek bu 3 kutba genellikle eşit mesafededir.

En kolay ve zevklisi hedonizmdir, ama bolluk içinde yaşam şartları gerektirir. Hedonizm topluma da hizmet etmez, kaynak tüketir sadece.

Yaratmak en zoru ve kısa vadede en sıkıcısıdır. Ama topluma değer , bireyin hayatına anlam kazandırır.

Yıkım ise yaratmaktan kolay oldugu gibi sıkıcı da değildir. Ancak topluma değer katmadığı gibi değerini azaltır. Kısa vadeli değer artışı olsa bile (osmanlı ve savaş ganimetleri gibi) uzun vadede bir grubun kaynak tüketiminin faturasına başka gruplara kesmektir.

 

Peki bu 3 kutup içerisinden erkeğin gönüllü olarak yıkım ve hedonizm yerine yaratmayı seçmesini nasıl sağlarsınız?

3 yolu var.

Zorlamak, rüşvet vermek ve aile kurumu.

Zorla yaratma denemeleri, tarih boyunca gösterdi ki işe yarayan bir şey değil. Ilk problem erkek milletinin inatçılığı ve boyun egmektense ölmeyi tercih edebilmesi. Boyun egmek zorunda kalırsa bunu değiştirmek için fırsat kollaması. Değiştirecek fırsat bulana kadar da hayatta kalmak için yapması gerekenin minimumunu yapması. Potansiyeli realize eden bir sistem değil.

Rüşvet vermek – yani kaynaklara erişim (ücret-ödül) belli bir miktarda işe yarar. Bir erkeğe yiyecek, barınak ve seks verirseniz – biraz da eglence varsa yeterince mutlu olabilir. Bir noktadan sonra daha fazla kaynak (para, yiyecek vs) ile ödeme yapmak “diminishing returns” olayına sebep olacak. Yani sen adama istediğin kadar para-kaynak vermeye devam et, adam çok fazla yaratma ihtiyacı hissetmeyecek. Verdiğin kaynak ve aldığın değer lineer olarak artmayacak. Hedonizm’e kayacak.
“10 milyon dolardan sonra daha fazla zenginleşmiyorsun” gibi düşünün.

Geriye kalan yöntem “aile kurumu”. Erkek milleti eşi ve cocukları için normalde girmeyeceği yüklerin altına girer ve onların salahiyeti ve geleceği için çoğu zaman ölene kadar bir “değer yaratma” uğraşı edinir. Bu model toplum için en faydalı olandır. Toplum için en faydalı olan olduğu gibi en tahmin edilebilir ve yönetilebilir olanıdır aynı zamanda.

Ancak buradaki problem, erkeğin eşinin doğurduğu cocukların babası olup olmadığını çok yakın bir geçmişe kadar bilmesinin imkansız olması. Insan erkeği de, diğer hayvanlar gibi başka bir erkeğin cocugunu öldürebilecek bir canlı. Hatta şimdi bulmaya üşendiğim bir istatistik diyordu ki cocuk cinayetleri (ya da istismarı ya da saldırısı) ezici bir çoğunlukla kendi babası hariç erkeklerin işlediği bir suç.

O yüzden erkeğin “yaratma ile sonuçlanacak yük” altına girmesi için cocugun kendisine ait olduğuna dair garantiye ihtiyacı var.

Ayrıca, eğer sekse erişim kısıtlı değilse erkeğin sekse erişebilmek için değer yaratmasına da gerek kalmıyor.

Bu da bizi ataerkil topluma getiriyor.

Ataerkil toplumda erkeğin sekse erişimi ahlak kuralları, hukuk kuralları, toplumsal yazılı olmayan kurallar ile kısıtlanmış durumdadır.

Erkeğin sekse erişebilmesi için değer yaratabiliyor olduğunu ispat etmesi gerekir.

 

 

 

Değer yarattığını ispat eden erkek “evlenme” için yeterlilik göstermiş demektir ve evlilik dışı seks de kontrol altında olduğu için karısının doğuracağı cocukların babası olduğunun garantisi çok yüksektir.

Bu kısıtlamalar ve garantiler, erkeklerin değer yaratmasını sağlar. Bu diğer grupların aleyhine bir yıkım şeklinde de olabilir (askerlik) bizzat değer yaratarak (kaynak yaratmak, yiyecek elde etmek) da olabilir. Ancak sabit olan aileye ve yaşadığı topluma değer yaratmasıdır.

Bir erkeğin tecavüz etme, cinayet işleme, yakma yıkma talan etme ve tembellik etme güdüleri ataerkil toplumda törpülenir ve baskılanır. Çünkü bu davranışları gösteren bireyler toplumdan ayıklanır (idam, sürgün vs) üreme ve idam edilmediyse toplumdan dışlandığı takdirde hayatta kalma olanağı kalmaz.

Tekeşliliğin norm olduğu ataerkil toplumlarda her erkeği tek bir kadınla evlenecek şekilde kısıtlamak, en alt sınıf erkekler (çok fakir, özürlü, hastalıklı vs) haricindeki erkeklerin (yani erkeklerin çoğunluğunun) sekse ve aile kurumuna erişimini sağlar.
Erkeklerin çoğunluğunun geleceğe yatırım yaparak değer yaratmasını sağlar.

Bu da “free for all” modeli bir toplumda görülebilecek olan alfa erkeklerin birden fazla kadını havuzdan çıkardığı ve bir çok erkeğin kendi arasında geride kalan az sayıdaki kadın için savaştığı ve yıkıma sebep olduğu bir toplum modeline göre tercih edilecek bir modeldir.

Özetle ataerkil toplum erkeğin yaratmasını sağlayacak şekilde kısıtlanmasıdır. Kadının kısıtlanması erkeği kısıtlamak içimdir. Esas amaç değil, ikincil bir konudur.

Feministlerin anlattığı “kadınların güçlenmesinden korkan ataerkil erkek” modeli bu yüzden bir masaldır işte. Korkulan bir şey varsa o kadınlar değil, erkeklerin yıkıcı potansiyelinin ortaya çıkmasıdır.

Erkeğin ataerkil toplumun çizdiği roller çerçevesinde kısıtlanmasının medeniyetin gereği olduğunu sanırım anlamışsınızdır.

Bizler binlerce yıldır erkeklerin bu güdüsünün törpülendiği bir toplum modelinde yaşadığımız ve alternatifi görmediğimiz için büyük resme bakmak zor olabilir. Çünkü baktığınızda gördüğünüz şey hadım edilmiş erkeklerden ibaret. Yıkım ve hedonizm yüzünü nadiren görüyoruz. Gördüğümüzde de dehşete düşüyoruz. Ataerkil düzeni kötü bir şey sanan insanlar bu senaryonun “kötünün iyisi” olduğunu kaçırıyor.

Erkeklerin normalinin “yaratma kutbu” olduğunu sanıyorlar. Halbuki sistemin erkekleri daimi bir “yaratma kutbu” içinde tutmak üzere evrimleştiğinin farkında değiller. Ben size norm’u söyleyeyim – The Walking Dead dizisindeki ortam “normal”. Walking Dead gibi sınırlı kaynaklar, toplumsal kuralların ve kısıtların olmadığı bir ortamda, bu kurallarla asla tanışmamış insanların nasıl davranacaklarını hayal edin. Işte o senaryo insanoğlunun normali.

Bugün ataerkil düzenin bu dinamikler anlaşılmadan zayıflatılmasına şahit oluyoruz.

Erkekler evlilik haricinde sekse hiç olmadığı kadar kolay erişim sağlıyor (eyooo!! Feminizm ftw!!!).

 

 

 

Aile sahibi olmak, kendine yetecek miktardan daha fazla değer yaratmak için bir sebebi olmadığı için değer yaratmak bekar erkek için gereksiz ve vaktinin bir nevi ziyan olması. Mecbur olmadığı şeyi yapmıyor. Daha kolay ve eglenceli şeylerle vakit geçiriyor (bkz: porno)

Bu da batılı toplumlarda karşılaştığımız “man child” “otaku” “hikikomori” modeli erkekler. Bu erkeklere ek olarak “değmez” diyen ve MGTOW (Men going their own way) adı verilen, seks piyasasından tamamen çekilen erkekler var.

Bu erkekler toplumun ilerlemesi için yaratmayı bırakmış ya da hiç başlama ihtiyacı duymamış erkekler. Sadece kendi ihtiyacını giderecek kadar yaratan, ya da mevcut kaynaklarını tüketen erkekler.

Bu etkinin çoğaldığını düşündüğümüzde gelişmenin yavaşlayacağını öngörmek çok zor değil. Teknolojinin gelişmesi de türümünüzün dünyanın tükenen kaynaklarını düşündüğümüzde çok bir geleceği olmadığını gösteriyor. Yaratmazsak öleceğiz.

Önemli bir diğer nokta, bu tür erkeklerin (bekar, değer yaratmayan ve düşünecek ailesi olmayan) şiddete ve suça olan eğilimi.

Devletin “baba” yerine geçtiği ve kadın-çocuğa kaynak sağladığı toplumlarda, özetle erkeğe ihtiyaç kalmayan bu yüzden erkeğin evlilikte aldığı ve verdiği arasında uçurum oluştuğu noktada (zira kadının erkeği takdir etmesi, erkeğe saygı göstermesi ve evliliği devam ettirmesi için bir sebebi pek yok, en kötü ihtimal devlet evin erkeği oluyor) erkek aileyi terk ediyor.

Cocukların büyük bölümünün babasız büyüdüğü amerikadaki siyahi mahallelerde değer yaratılmadığı için oluşan fakirlik, aileyi düşünmek zorunda olmayan erkekleri suça meylettiriyor.

Bu basit bir “suçlu erkek” vakası değil. Hepsi birbirine bağlı.

Büyük yıkıma sebep olan (toplu katilam) erkeklerin büyük çoğunluğunun bekar olduğunun – altını çizeyim. Istatistiği var ama yine bulmaya üşendim.

Bu senaryo kadınlar için arzulanır bir senaryo değil.

 

 

 

Erkeklerin üretimden çekilmesi kadınlar için daha az kaynak, çocuklar için daha az kaynak, toplumun gelişmesinin yavaşlaması hatta gerilemesi, güçlü ve sorumluluk sahibi babaların yokluğunda gelecek nesillerin daha bile kötü bir iş çıkarması manasına geliyor.

Erkeklerin ataerkil rollerden uzaklaşması, yıkım ve tembelliğe sebep olacak.

Aterkil sistem hem erkek hem kadınlar için iyi. Bireyleri daha mutlu edecek daha iyi bir sistem elbette arzulanır, ancak ataerkil sistemi eleştiren kamplardan (sizden bahsediyorum feministler) gelen fikirler hem sığ, hem de büyük resmi görmekten aciz.

Teklif edilen değişiklikler (bkz: vicdani ret) gerçekçi olmadığı gibi çoğunlukla kadınların lehine ama erkeklerin aleyhine olan çözümler (bkz: pozitif ayrımcılık).