Ideolojilerin arkasına saklanmak

Dikkatime getirilen bir konudan bahsetmem gerekli görünüyor.

Dünya tarihinde hiç bir ideoloji, din, siyasi görüş, spor kulübü vs olmasın ki, taraftarları arasında düşünceye ait esas kaidelerle değil, kişisel patolojik dürtülerle hareket edenler olmasın.

Patolojik bireyler, kendilerine yakın buldukları ve sosyal kabulü bulunan gruplara dahil olarak çok fazla sivrilmeden barınabilme olanağı ararlar. Şiddet eğilimi olan bireyler futbol takımının fanatik kollarına girerek her fırsatta kavga çıkarmaya çalışır, ırkçı bireyler siyasi bir partiye girerek ırkçılıklarına sosyo-ekonomik hatta bilimsel kılıflar uydurarak gizlilikle kendi kişisel hedeflerine ulaşmaya çalışırlar.

Kırmızı Hap da bir istisna değil. O veya bu sebeple kendi problemlerinin kaynağı ve suçlusu olarak başka insanları/grupları gören ve sorumluluk almak yerine tazmin peşinde koşan bireylerin kolaylıkla bir parçası olarak kendilerini lanse edebilecekleri fikirlerden bir başkası.

Aynı şeyi feminizm ile de gerçekleştirebilir, vegan olarak da, dindar olarak da, ateist olarak da, sol ya da sağ görüşlü olarak da. Patoloji aynı patoloji. Sorumluluk almama, sıkıntıları ve acıları için başkalarını suçlama ve kendine verildiğini düşündüğü zararların tazminatını/cezasını başkalarına yükleme yaklaşımı.

Kırmızı Hap kimseye “X grup insan böyledir, bu tartışmasızdır” bir bakış açısı sunmaz diye düşünüyorum.

Hipergami ile örnekleyelim.

Hipergami, kadınların kendilerinden ve birliktelik kurabilecekleri erkekler arasından en yüksek statülü, en iyi genlere sahip erkeği seçme eğilimine verilen isimdir.

Tüm kadınlar az veya çok hipergamiktir ve nadiren kendilerinden ya da mevcut özellikleri ile birliktelik kurabilecekleri potansiyel erkeklerden daha düşük statülü ve genetik olarak dezavantajlı bireylerle birliktelik kurarlar.

Ancak bu durum “tüm kadınlar daha iyi bir erkek buldukları zaman mevcut erkeği bırakıp diğerine atlarlar” demek değil.

Kırmızı Hap size şunu der “beraber olduğunuz bir kadın sizi bırakıp başka bir erkekle birliktelik kurduğu takdirde bu durum 99% hipergamiyle açıklanabilir“. Size “sevgiliniz sizden iyi birisini bulunca kesin bırakacak ve ona koşacak” demez.

Bu fikri (altını çizdiğim kısım) Kırmızı Hap’ı anlamaya çalışan bireylerin kafasına oturtmak için çoğu zaman bunun gerçekleştiği örnekler paylaşarak “bakınız doğada bunun bir çok örneği var” mesajını vermeye çalışır. Bu durum da – özellikle kelimelerin iyi seçilmediği zamanlarda – “tüm kadınlar orospudur daha iyisini bulunca kaçacaktır” gibi bir mesaja dönüşebilmektedir.

Bu tür mesajların muhafazakar sağ görüşlerin “tüm solcular vatan haini orospu çocuğudur” söyleminden çok farkı yok. Gerçekle örtüşmeyen ekstrem ve marjinal – çoğu zaman da geçici – görüşler hepsi.

Kırmızı Hap hipergaminin varlığını belirttikten sonra, doğadaki bu duruma nasıl adapte olacağımızı tartışır. Hipergami eğilimi tıpkı ateşin insanı yakması gibi bir doğa olayı. Tek farkı çok daha kompleks bir süreç olması. Bunu iyi anlayıp ona göre adapte olmak da, tıpkı ateşten kaçınmamız ve zarardan korunmamız gibi bir hayatta kalma ve optimizasyon stratejisi.

Hipergamiyi anlayıp, kendini geliştirip, statüyü yükseltip kendinden daha iyi erkeklerin sayısını istatistiki olarak azaltma (çünkü birey geliştikçe statü piramidinin üst sınıflarına tırmanıyor ve kendisinden bir çok açıdan daha “iyi” erkeklerin sayısı azalmış oluyor) yoluna giden birey ve hipergami yüzünden kadınlara düşman olup sorumluluk almayan iki erkek kendilerine “Kırmızı Hapı anlamış” diyebilir.

Ama ateşe yaktığı için düşman olmak ne kadar gerzekçe bir davranış ise, hipergamiye düşman olmak da aynı derecede gerzekçe bir davranış. Hipergami atalarımızın hayatta kalmasına hizmet eden, şekerli-yağlı yiyecekleri sevmemiz gibi, yılanlardan kaçınmamız gibi bize insan türü olarak faydası olmuş optimizasyon stratejilerinden sadece birisi.

Yaşadığı travmalar ve kendi eğilimleri sebebiyle X bir gruba düşmanlık besleyen bir birey için hipergami, o gruba (bu örnekte kadınlara) saldırmak için sadece bir başka bahane. Bu patolojik, hastalıklı bir düşünce yapısıdır. Çözümü psikoterapidir.

Kırmızı Hap’ı kendi patolojik eğilimlerini meşrulaştırmak için kullanacak bireyler olacaktır, bu kaçınılmazdır. Benim yapabileceğim yegane şey, bu konuda yazdığım şeylerde kelimeleri çok dikkatli seçerek, mesajları yanlış anlamaya minimum mahal verecek şekilde formüle etmekle sınırlı.

 

Advertisements

2 thoughts on “Ideolojilerin arkasına saklanmak

  1. Evet ateşin içine girersek bizi yakar ve bunun için ona düşman olmak bizim salaklığımız olur. Çünkü ateş aslında bizi soğuktan da koruyup ısıtır ve yemeklerimizi pişirip daha lezzetli olmasını sağlar. O zaman ateşin içine girmektense onu kullanmayı öğrenmeliyiz.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s