Kırmızı Hap Eleştirisi 2

Yine Twitter’da “ekşideki redpill başlığında elle tutulur eleştiri var mı” soruma gelen yanıt entrylerden birisini ele alıyorum.

Orijinal entry 

daha önce sık sık görüp merak etmediğim, ama geçenlerde uçakta yine rastlayınca biraz okuduğum konudur bu. sonrasında “bu olamaz” diye düşünerek dış kaynaklı bir kaç siteye de göz attım… buymuş.

Türkçesi – hakkında bilgim tesadüfi ve sığ ama fikir beyan etmekte beis görmüyorum.

trp konusuna sıkı sıkıya bağlanmış insanlar, bunun karşısında pozisyon alan insanları zayıflıkla suçluyor.

Pek değil.

Birisi kalkıp 2000 saat Dota 2 oynamayı savunduğunda, insanların doğasına dair gerçekle örtüşmeyen iddialarda bulunduğunda, rasyonel ve realist bakış açısıyla varılan pozisyonu da nefret suçu işlemekle suçladığında kaçınılmaz olarak tepki görüyor.

Mutluluğa, verimli ve erdemli bir yaşama ulaşmanın yolunun asla ve asla realist ve rasyonel bakan kırmızı hap olamayacağını iddia ettiğinde tepki görüyor.

Bu “Kırmızıhapı almayan herkes zayıftır” demek değil.

Hedef alınan grup, tartışmasız olarak patolojik fikirlerini kırmızı hap kisvesi altında gizleyenler olsa “evet haklılık payı var” derim. Ama getirilen eleştirilerin 99.99%u saman adamı argümanları.

“oysa trp gibi tuhaf bir akımın ortaya çıkmasının temellerinde erkeğin kadın karşısında kendisini dezavantajlı görmesi var. bir takım inanışlar ve kurallar bütünü ile bu zayıflığı kırabileceklerini düşünüyorlar.”

Erkek dezavantajlı zaten. Ama sadece bazı açılardan. Bazı açılardan da avantajlı. Erkeğin dezavantajı karşılıklı fayda sağlamasını beklediği birlikteliklerini kurmak istediği yaşlarda bunu yapabilecek tecrübeye, donanıma ve beceriye sahip olmaması. Avantajı ise bu konuda çalışarak kendini inşa edebilmesi. Kadının avantajı birliktelik kurmak için 10 yıllık bir penceresinin oluşu ve bu 10 yıl boyunca büyük fedakarlık yapmak zorunda olmadan, doğru türden bir erkekle birliktelik kurarak erkeğin aynı yaşlarda istediği şeye ulaşabilmesi. Dezavantajı ise bu 10 yıllık pencere kapandıktan sonra bunun ciddi bir şekilde zorlaşması. Kırmızı hap insanların avantajlı olduğu alanları maksimize etmelerine, dezavantajlı oldukları alanları da optimize etmelerine yarıyor.

“aynı dezavantajı hissetmeyeler, zaten bu tip “öğretilere” ihtiyaç duymuyor.”

Ee? Hasta olmayan doktora, karnı acıkmayan lokantaya, ayakları çalışan tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duymuyor?

Ama illa “dibe vurmak” da gerekmiyor buna ihtiyaç duymak için.

Peki ya oyunu çok iyi oynamasına rağmen mutsuz olan çoğunluk?

Evliliklere bakarak inceleyelim. Amerika’da evliliklerin 50%si boşanmayla bitiyor. İngiltere keza o civarlarda. Türkiye’de 25%.

Bunlar boşanma noktasına gelip boşanabilmiş çiftler. Buna bir de aslında pratikte boşanmış olup o veya bu sebeple hala evli kalanları eklersek insanların büyük çoğunluğunun ilişkiler konusunda beceriksiz ve mutsuz oldukları görülebilir.

Bu insanların işi, evi, arabası, sosyal çevresi, iyi kötü hobisi, çocukları var, kanunlara uyuyorlar, oyunu kuralına göre oynuyorlar. Dejenere, sapkın değiller. Kurallara uymalarına rağmen mutsuzlar ama.

Burada bir problem yok mu? Sence “ihtiyaç duymayan” “ihtiyacı olduğunun farkında olmayan” olamaz mı?

Kendimden örnek vereyim, ben net bir şekilde bu türden bir öğretiye ihtiyaç duymasını beklemediğin insanlar sınıfındayım. Tevazunun müsade ettiğine terbiyem müsade etmediği için “şöyle yaptım böyle kraldım” diye detaylandırmıyorum. Ama temin ederim ki “aha bu yüzden senin buna ihtiyacın var” diyeceğin birisi değilim. Bana emaille ulaşıp tavsiye isteyen insanların da çoğu kağıt üzerinde bu türden şeylere ihtiyaç duyacak türden insanlara benzemiyorlar. Ne sevgili/eş, ne iş, ne statü edinmede problemleri olmayan – ama yine de mutsuz olan insanlar çok fazla.

“tpp nedir? yeri gelince maviyi, yeri gelince kırmızıyı kullanabilmek, ama bunu düşünmeden, doğal bir şekilde yapabilmek demektir.”

Buradan kırmızı hap’ı anlayan kişinin sabah akşam planlar stratejiler taktikler yaparak manipülasyonla dolu bir hayat yaşadığı izlenimi var gibi. Öyle bir şey yok.

“açık konuşmak gerekirse ben zaman zaman kaybeden olmayı da seviyorum. yeterince kazanıyorum zaten. ama kaybetmenin tadı başka. çok özgün bir tadı var. çok güzel. ara sıra kaybetmek, daha sonra kazanmayı daha da güzel kılıyor.”

“Kaybetmek” ne tanımlamamış. Neye kaybetmek olarak bakıyoruz? Ben oo cebimde 10 tane kız olsun, çok param olsun, yatlarda mankenlerle takılayım modundayım gibi mi görünüyor yazdıklarımdan? Bu mudur sizin “kazanan kırmızı hap” anlayışınız? Öyleyse yanlış geldiniz.
Kırmızı hap’ın herhangi bir “end game”i yok. Bir “kupa”sı yok. “Madalya”sı yok. Kırmızı hap size “birader bu dünya böyle böyle, ona göre” demekten başka bir şey söylemez. “Git para kazan, saç ektir, sixpack yap, işyerinde ve yatakta domine et…” tarzı tavsiyeleri izole düşünürseniz patlarsınız.

Kaybetmekten kasıt işten atılmak mı? Dersini çıkar, sonraki işinde ona göre davran. Terk edilmek mi? Dersini çıkar, sonraki ilişkinde ona göre davran. Yalnız kalmak mı? Dersini çıkar ona göre davran. Kazanmayı daha güzel kılan şey tecrübelerini hiçe sayarak rastgeleliğe kendini teslim etmekse ben almayayım. Ama sen zaten “olur mu yahu tecrübe tabi ki etkili” diyorsan sen de kırmızı haplısın birader hiç birbirimizi yemeyelim.

“Ben niye istediğim gibi bir iş, sevgili, arkadaş, hayat gayesi bulamıyorum” diye soran kişiye rasyonel ve realist bir şekilde “eksiklerin bu” tavsiyelerindeki “para kazan saç ektir sixpack yap…” önerilerini görürsünüz. Bu tavsiyelerin kime verildiğinden bağımsız olarak değerini ve amacını düşünemezsiniz.

Obez birisinin çekici olmaması, sosyal olarak güzel-yakışıklı birisi kadar sözünün sallanmaması, statüsünün otomatikman düşük görülmesi bir hayat gerçeğidir. Sürüyle bilimsel araştırmayla sabit. Bu adam-kız gelip “benim niye hayatım boktan” diye sorduğunda ilk tavsiye kaçınılmaz olarak “kilo ver” olacaktır.

Fakir ve para kazanma potansiyeli olmayan bir erkeğin “ben niye doktor Elif’le birlikte olamıyorum” diye sorduğunda “çünkü Elif paraya bakan orospu” demiyoruz. Diyoruz ki “olm azıcık kafanı çalıştır, kız senle iyi mutlu mesut ama kız hayatta izole değil, ailesi var sosyal çevresi var, koruması gereken bir itibarı var, tutup sen gibi işsiz güçsüz berduşla birlikte olursa kucağına sürüyle yeni problem almış olacak. Sen gerçekten de doktor Elif’in bu problemleri göğüsleyeceği kadar değerli biri misin de ‘niye olamıyorum’ diye soruyorsun? Masaya ne getiriyorsun da Elif’in ailesine arkadaşlarına itibarına karşı cephe almasını istiyorsun – önce git adam gibi değerini ispat et, bir erkek için para kazanma becerisi en birinci yetkinlik işaretidir” diyoruz.

“tamamen kendi egonuzu korumaya yönelik trp tarzı formüle edilmiş yaklaşımlar bence fazlasıyla çocukça. hatta yukarıda da dediğim gibi, zayıflık göstergesi. hatta ve hatta gelişmenizin önünde engel bile teşkil edebilir bunlar.”

Valla realitede böyle değil birader. Çok başarılı olmasına rağmen kırmızı hap perspektifiyle tanışmadan kendi evini düzene sokamayan sürüyle adam tanıyorum. Bu adamlar çok zeki, çok çalışkan, güzel paralar kazanan, dünyayı gezen, kültür, bilgi, hoş sohbetlik ne ararsan cebinde olan adamlar. Rasyonel bakabildikleri için de aileleri yukarıdaki istatistiklerden biri olmaktan kurtuldu. Sen buna “egoyu korumak” gibi ultra saçma – çünkü her şey egoyu korumaya yönelik hayatta – bir yerden vurmaya çalışıyorsun ama fotoğraf belli.

“bazen doğru olmasını istediğiniz şeye inanırsınız, bazen inandığınız şeyin doğru olacağı ortamı kurmaya çalışırsınız. “

Benim doğru olmasını istediğim şeye olan inancımın realiteye hiç bir etkisi yok. Gerçekte olacak olan, yine olacak. Olmayacak olan, yine olmayacak. Etki edebilecek tek şey arzularım ya da korkularım değil, yaptıklarım ya da yapmadıklarım.

Benim mutlu huzurlu versiyonum da bu işte. İşler benim zararıma geliştiği zaman bile berrak bir şekilde “bunu yaptığım, şunu yapmadığım için böyle oldu” diyebilmek en büyük huzur kaynağı benim için.

Advertisements

One thought on “Kırmızı Hap Eleştirisi 2

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s