Gençken her haltı yiyip 30unda evlenmek isteyen kız

Gelin mnkym.. Sabahın 7sinde niye bu işin (bu kızla evlenmenin) saçma olduğunu anlatayım size.

 

Önce temel kavramlar.

 

Evrimsel psikoloji kitabımızını linkini verelim, merak eden açsın okusun :

http://emilkirkegaard.dk/…ary-psychology-3rd-ed.pdf

 

(131. Sayfa, ama kitabın 3. Bölümünün tamamından gelen bilgiler var)

Buna göre :

 

Kadınlar eş seçerken adet dönemi çok önemlidir.

28 günlük periyodda ilk 14 gün kadın en iyi genleri (alfa erkek) almaya çalışırken

Ikinci 14 günde ise cocuga en iyi şekilde bakabilecek erkekleri ister (beta erkek)

 

Bunun adına “alfa siker, beta hesabı öder” diyebiliriz.

 

Alfa erkeklerin (testosteron seviyesi yüksek, agresif, rekabetçi vs) cocukları babalarından gelen bu genler sayesinde hayatta kalma şansı daha yüksek çocuklardır.

Buna karşın bu alfa erkekler “çocuk yetiştirme” fazında pek bulunmazlar, aileyi terketme oranları daha fazladır.

 

Beta erkeklerin (makul, uyumlu, korumacı) ise olayı aileye bakmak, sorumluluklarını yerine getirmek, sadakat (kaynakları başka kadınlarla paylaşmama) gibi şeylerdir.

 

Şimdi gelelim 30una kadar her haltı yemiş kıza. Her halttan kasıt “sefam olsun” modeli sayıca çok partnere sahip, uzun dönemli ilişkileri beceremeyen, ekstrem denebilecek deneylerde bulunmuş (grup seks, tek gecelik ilişkiler, uyuşturucu, illegal aktiviteler vs)

 

Yoksa bekaret falan bunlar mühim şeyler değil. 30una kadar bakire kalmış kız daha bile arızadır benim gözümde.

 

20-30 arası yaşlarda bu kız 90% testosteronu yüksek, rekabetçi, özgüveni tam erkeklerle birlikte olmuştur. Kariyer peşinde koşan sebat eden sabreden “nice guy”, “nerd” modeli adamlar ise radarında görünmez bile. 23-24 yaşlarında tepe yapan ve 20-30 yılları arasına yayılan “gençlik güzellik” döneminde alfa erkekleri ya da alfa özellikleri gösteren erkekleri elde etmekte pek bir zorluk yaşamayan kız 30una yaklaştıkça bunun zorlaştığını fark etmeye başlayacaktır.

Özetle çıtayı “düşürmeye” başlayacaktır. Hangi açıdan? Genetik açıdan.

 

Ancak bu kadın zaten “alfa dul” olmuştur bile.

 

Bir nevi “nutellayı tattıktan sonra sarelleyle tatmin olmama” durumu yani.

 

30undan sonra evlenebileceği erkekler, 20lerini ekseriyetle yalnız (ya da problemli ilişkilerle) geçirmiş, kızlarla arası flört etme açısından pek iyi olmayan, ama insan olarak gayet iyi, sorumluluk sahibi, aileye kendini verecek erkeklerdir. Bu erkekler sorumluluk sahibi ve uyumlu oldukları için işleri/kariyerleri de iyidir.

 

Nutella alamayacağını fark eden kadın ufaktan sarelle raflarına bakmaya başlar özetle.

 

Ancak nutellanın tadını asla unutmayacak, herhangi bir olasılık çıktığı zaman nutella yemek için bin türlü alicengiz oyunu yapacaktır.

 

Işin acıklı yanı beyninin ön loblarının – yani bilincinin tüm süreçten tamamen habersiz oluşudur. Yani kız istediği kadar kocasını sevdiğini düşünsün, sadik kalacağini düşünsün vs. Gerçekten kadini heyecanlandiran ve işini bilen (sorumluluğu kadina yikmayan, kadinin üzerinden sorumluluğu tamamen alan, kadina ‘nasil oldu anlamadim, bir anda oluverdi’ dedirten) bir erkek bu bahsettiğimiz kadini rahatlikla elde eder.

 

Özetle alfa sikmeye beta da hesabı ödemeye devam eder.

Kadınların 99%u bu tür kadınları – yani seksi kolaylıkla sunan – erkeklerden daha çok aşağılarlar. “slut shaming” diye bir kavram var, açın bakın. Erkekler bir ortamdaki hafifmeşrep kadından, kadınların rahatsız oldugu kadar rahatsız olmazlar. Hatta cogu zaman eger kadını begenmiyorlarsa umurlarında bile olmaz.

 

Öte yandan kadınlar bu söz konusu hafifmeşrep kızları ellerindeki yegane gerçek kozu (seks) ucuzlattığı için sürekli yererler, etraflarındaki erkekleri de bu yönde etkilemeye çalışırlar.

 

Burada yazan kadınların – ki 99%u 3. Dalga feminizmden etkilenmiştir – çoğunun savunduğu model ise yukarıda anlattığım gençliğinde “parti kızı” modeli takılıp 30unda kariyeri yerinde stabil bir liman arayan kızı değil, kendi halinde yaşayan bazen uzun dönem bazen kısa dönem ilişkisi olan ama sorumluluk bilinciyle hareket eden, mutluluğu arayan, özetle aslında “kaşar” olmayan ama geleneksel kuralları pek sallamayan (erkek arkadaşıyla aynı evde yaşayan mesela) kadınları kastetmektedir. En azından yazdıklarından çıkardığım budur.

 

Bizim burada “her haltı” yemiş dediğimiz kız sizin tarif ettiğiniz kız değil.

 

Rahibeyi 0 noktasına, sokak orospusunu 100 noktasına koyduğunuz bir skalada benim tarif ettiğim kız 80-90larda duruyor.

Sizin tarif ettiğiniz kız 30-40larda duruyor.

 

80-90larda duran kızları erkeklerden çok siz aşağılıyorsunuz, siz reddediyorsunuz.


————–

30ndan sonra da her haltı yemeye devam edecektir.

 

Hayatın her alanında, geçmişte yaptıklarınız gelecekte yapacaklarınızın teminatıdır.

 

Işe adam alırken adamın cv’sine bakıyorsunuz, daha önce ne iş yapmış, bir yerden hırsızlık yapmış mı vs vs diye.

 

Evlenirken “gençliğinde çok kaşarmış ama şimdi durulmuş” demek ne kadar gerçekçi ?

 

Özetle beyler, gençliğinde kaşar olan kız 30unda sizle evlenmek için yırtınıyorsa bilin ki eskiden gördüğü ilgiyi (yaşlanması sebebiyle) görmediği içindir.

 

22sindeyken size bakmayan, 30una gelip 4-5 sene sonra iyice sarkma korkusu sarıp size yavşayan kıza hayatınızı adamanızdan bahsediyoruz.

 

Gerçekçi olun. Enayi olmayın. Bırakın başkası olsun. Emin olun onu alacak başka enayi çıkacaktır.

————————-

Insanların ne kadar saf olabilceğini hepimize gösteren kızdır.

 

Kimseyi ilgilendirmezmiş … Pfftt..

 

Kocası olacak erkeği bal gibi ilgilendirir. (80 sene yaşasa, 30unda evlense) erkek hayatının 50 senesi boyunca tüm enerjisini, sevgisini, vaktini, kaynaklarını harcayacaksa, cocuklarının annesi yapacaksa geçmişi erkeği bal gibi de ilgilendirir.

 

Bunun böyle olmadığını söyleyen bonibon beyinli feministlere ve “acaba karı düşürür müyüm” diyerek erkekliğini kapıda bırakmış beyaz atlı prenslere inanan da net gerizekalıdır.

 

Madem kimsenin geçmişi sizi ilgilendirmiyor, kaçınız bir eski hükümlüyle evlenirsiniz kendinize bir sorun.