Cinsel stratejiler – Hata yönetme teorisi

Diğer ismi “kız evi naz evi”. Valla bak – anlatıyorum. Hata yönetme teorisi, kadınlar ve erkeklerin cinsel stratejilerinden birisidir. Bu da tıpkı hipergami ya da ikili cinsel strateji gibi çoğu zaman bilinçsizce takip edilen bir stratejidir. Şu şekilde özetleyebiliriz :

“Kadınların ve erkeklerin hamilelik durumundaki orantısız yatırımı ve maliyeti sebebiyle, karşı cinsin ilgisini ve kendilerine olan çekimi değerlendirirken kullandıkları perspektif farklılıkları”

Bişey anlamadınız tabi.

Doğal ortamdaki atalarımızı düşünelim (evlilik, çocuğu nüfusa yazdırma, nafaka vs gibi şeyler yok).

Erkek, karşılaştığı kadınların kendisine olan ilgisini gerçekte olduğundan fazla, abartarak algılar. Çünkü erkeğin hamilelik neticesinde maliyet riski düşüktür. Bir kadını hamile bırakıp sonra kendi yoluna gider ortadan kaybolursa sırtlanması gereken maliyet hayatından 1-2 saatle sınırlıdır.

Kadın ise karşısındaki erkeğin ilgisi bariz bile olsa, hatalı bir hamileliğin kendisine olan maliyeti sebebiyle (babalık yatırımı yapmayacak bir erkekten hamile kalarak hayatını riske atma) cinsel seçimlerde ekstra dikkatli davranır. Yanlış bir kararla birlikte olup hamile kaldığı adam kendisini 2 saat sonra bırakıp bir daha ortalarda görünmezse kadının maliyeti yıllar sürecek bir yüktür. Bu yüzden eş seçiminde kadının kendini daha çok koruması gereklidir.

Erkeğin metodu çok sayıda kadına ilgisini belli etmek, “yazmak” ve az sayıdaki kadınla (çoğu zaman 1) eşleşmektir. Erkek bir nevi saçma atan pompalı tüfekle ilgisini belli ediyor.

Kadının metodu ise ona ilgi gösteren bir çok erkek arasında şüphecilik sergileyerek en iyi seçimi yapmaktır. Sniper tüfegiyle ilgisini belli ediyor.

Sperm ucuz, yumurta pahalı.

Bu stratejinin istisnaları var mesela. Erkek, söz konusu kişi kendi kızı olduğu zaman da şüpheci davranıyor. Zira kızının maliyetli bir hamileliği kendisine yansıyacak bir maliyet. Bu yüzden erkek kendi kızı ile ilgili tıpkı kızın kendisi gibi şüpheci oluyor. Kız evi naz evi.

Kadın ise, söz konusu kendi oğlu olunca şüpheciliği bırakarak “saldır oğlum” moduna giriyor. Yani kadın 7/24 şüpheci, erkek 7/24 saldıray değil. “Aslan oğlum tabi ki yapacak” da diyebiliyor.

Bir diğer istisna da ensest’ten bahsettiğim yazıda detaylandırdığım üzere, ensest caydırıcı önlemler alan doğanın kardeşler arasında bu tür bir stratejiyi işletmemesi. Yani erkek, kız kardeşinden bu yalancı pozitif sinyalleri almıyor.

Bu strateji manipülasyona da maşa oluyor. Kadınlar, herhangi bir arzu duymadığı halde cinsellik sözü vererek ya da bunu ima ederek, erkeklerden normalde eşler için yapılması beklenen türden faydalar (taşınmaya yardım, bilgisayarımı düzelt vs) sağlıyor. Meriçler bak bu sizsiniz.

Öte yandan erkekler de çoğu zaman evlilik vaadi gibi uzun vadeli ilişki sözü veya iması ile kadınlardan cinsel fayda sağlayabiliyor. Bak bu da biziz eheh.. Yok lam, delikanlı adam niyetini baştan net koyar. Sinsilik yapmaz. İşin ilginci günümüzde erkekler o kadar şuursuz ve ikili ilişkilerde acınası durumda ki, “evlilik kartı” çoğu zaman masaya koydukları ilk kart oluyor. Bu da evlilik kurumunun ve damadın değerinde indirime sebep olduğu gibi (değerli bir şey olsa, niye çat diye hemen adanmışlığını kıza versin ki?) evlilik ve uzun süreli adanmışlığı baştan kabul etmeyen erkek değere biniyor. Halbuki doğal olan tam tersi olmalı. Uzun vadeli koruma, kaynak sağlama ve babalık yatırımı yapma değerli, gönül eğlendirme ise değersiz olmalı. Ama işte erkeklerin şuursuzluğu evliliği kızların eğlendikten sonra “e hadi artık vakti geldi” diyerek yapmaya karar verdikleri bir şey haline geldi. Erkek zaten dünden hazır gibi bişey. Meriçler bak bu yine sizsiniz.

Bu arada şüphecilik ve naz menopoz sonrasında görülmüyor kadınlarda.

Bu biyolojik eğilimler evrensel. Bir çok kültürde replike edilebilmiş eğilimler. Kültürler arasında şüpheciliğin ve saldıraylığın boyutları değişiyor, ama ana tema hep aynı. Bugün sık duyduğumuz “abim her boku yapardı ama bana hiç bişeyde izin vermezlerdi” diyen kızlarımızın ıstırabının altında yatan ana sebep bu işte. Maliyetli hatalardan kaçınmak üzere atalarımızdan miras kalan bir cinsel strateji.

İlgili çalışmalar için bkz:

http://psycnet.apa.org/record/1999-15749-006

https://www.cambridge.org/core/journals/behavioral-and-brain-sciences/article/error-management-theory-and-the-evolution-of-misbeliefs/9D0731B6A935E184DB558E98EB4053C1

 

 

1 comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *