Dırdır – 1.Bölüm

Gelin lan size hayatınızda işinize yarayabilecek en güzel tüyolardan birini vereyim.

Valla babanız yapmaz size şunu. Benimki yapmadı. Yapan varsa da helal olsun.

Uyarı : baya uzun bu. Özet geç piç versiyonu en altta ama öyle basitçe anlatılabilecek bişey pek değil. Sonra ne biçim anlatmışsın piç demeyin oyarım.

Dırdır, biyolojik ve evrimsel bir mirastır arkadaşlar. Kadınların erkeklerin değerini ölçmede kullandıkları araçlardan birisidir. Buna detaylı girmeden önce erkekler nasıl sosyal hiyerarşiyi ve değeri ölçerler biraz açıklayalım.

Erkekler bir ortama girdikleri zaman, kadınlara doğurganlık kriterleriyle (gençlik, fiziksel güzellik, uzun saglıklı saç, güzel cilt, kalça-bel-göğüs oranı gibi esasen doğurganlığı ispat eden ama bizim bugünlerde ‘güzel’ dediğimiz kriterler) bakarlar. Hangisi potansiyel eş olur hangisi olmaz onu değerlendirir. Ha bu değerlendirme üzerine aksiyon alır almaz apayrı bir konu. Ama erkekler tüm tanştıkları kadınları kategorize ederler bilinç altında (ya da üstünde). Hepsini birer kutuya koyarlar özetle.

Erkekler yine bir ortama girdikleri zaman diğer erkekleri de sosyal hiyerarşiyi anlamak için incelerler. Bunu da çoğunlukla fiziksel özelliklere göre değil , etraftaki diğer insanların birbirine olan davranışlarına bakarak izlerler. Bu grubun alfası kim, betası kimler, omegaları kimler anlamaya çalışır ve sosyal hiyerarşideki yerini anlamaya çalışır.

Bu sebeple erkekler orduda gayet rahat emir takip edebilirler. Belli bir sosyal hiyerarşi var zira. Lideri bul, ona itaat et. Lider yeterince kuvvetli değilse liderle çatışma çıkar, kazan ya da kaybet. Gorillerde ve diğer primatlarda bu senaryo çok bariz ortada, insanlarda çok daha satır aralarında ve ayrıntılarda gizli ama neye bakacağını bilen için gayet ortada. Biraz psikoloji biraz vücut dili bilince anlaşılıyor.

Neyse..

Kadınlara dönelim.

Kadınlar bir ortama girdikleri zaman kadınları rakip olarak değerlendirirler. Benden genç mi güzel mi memeleri daha mı büyük vs. Ki aslında onlar da doğurganlığı gösteren kriterlere bakmaktadır.
Ancak bu rekabet erkeklerdeki kadar belirgin değildir – ve kadınlar grup halinde davranmaya (sürü psikolojisi) çok daha meyillidir. Anında diğer kadınlarla birleşip birlik olabilirler. Günlük hayatta çok kez örneğini görürüz kadınların birbirine haklı haksız hemen arka çıktığını.

Yine kadınlar bir ortamda erkekleri de belli kriterlere göre değerlendirirler. Bu da potansiyel eş kriterleridir. Buradaki karşı cins değerlendirmesi erkekler kadar basit değildir (doğurganlık kriterleri).

Bu kriterler doğurganlık ispatlarını (sağlam genler=saglıklı güçlü cocuklar) içerse de, erkeğin statüsü, sosyal hiyerarşideki yeri , ilerideki potansiyel statüsü gibi şeyler de devreye girmektedir ve paket olarak değerlendirmeye alınmaktadır.

Şimdi bir kadın yeterince iyi bulduğu ve kendi statüsünün üzerindeki (bkz: hipergami) bir erkekle eşleşti diyelim.

Bu erkek için “oh eşimi buldum rahatlayabilirim” gibi bir şey söz konusu olamaz. Zira kadın ömrü boyunca erkeğin hala “yeterince değerli” olup olmadığını test etmeye devam edecektir.

Dırdır da arkadaşlar bu testlerden birisidir.

Kadınlar en ufak şeyler için dırdır yapabilirler. Ayakkabını kapının önünde bıraktın, mutfagı temizledin ama tezgahı/ocagı silmedin, cocuga bu kıyafet mi giydirilir vsvs gibi gerçekten önemsiz şeyleri dırdır ve stres konusu yaparlar.

Ancak burada esas aradıkları şey ayakkabının dolaba konması veya tezgahın silinmesi değil.

Esas merak şey kadınların bu önemsiz söylenmelerine erkeğin boyun eğip eğmemesidir.

Sakın hata yapmayın – kadınlar 7/24 sinsi bir şekilde kafalarında bu adamı n’apsam da test etsem diye düşünmüyorlar. Bu tamamen içgüdüsel.

Bilinçlerinde hakkaten tezgahın silinmemesine kızıyorlar. Siz tezgahı sessizce siler özür dilerseniz kagıt üstünde istediğini vermiş oluyorsunuz, ama onun içgüdüsel olarak tatmin olmasını engellemiş oluyorsunuz. Bu yüzden 2 dk sonra başka bir dırdır testiyle karşılaşıyorsunuz.

Bir erkek size “tezgahı silmemişsin” dediği zaman erkek olarak aklınızdan geçen şey şu algoritma :

> tezgahi silmediğim için mutsuz
> tezgahi silersem mutsuzluğu kaybolacak
> tezgahi siliyorum.
> karşimdaki mutlu (beklenti – genellikle erkek-erkek diyaloglarinda gerçekleşen budur, istenen şart sağlandiği zaman taraflar tatmin olur).

Bir kadın size “tezgahı silmemişsin” dediğinde de erkek olarak aklınızdan geçen algoritma üsttekiyle aynı.

> tezgahi silmediğim için mutsuz
> tezgahi silersem mutsuzluğu kaybolacak
> tezgahi siliyorum.
> karşimdaki mutlu (beklenti )

şimdi bu algoritmayi analiz edelim.

> tezgahi silmediğim için mutsuz

yanlış. Belki tezgahı silmediğiniz için biraz mutsuz ama bu dırdır konusu yapılacak bir şey değil. Burada esas olan şey kadının sizi “bu erkek benim bu ufak şey için onu tehdit etmemi, ona karşı durmamı, bir nevi challenge etmemi nasıl karşılayacak” mantığıyla test etmesi.

Bunu sinsilikten yapmıyor. Bunu seçtiği erkeğin gerçekten en başta çekici gelen özellikleri hala koruyup korumadığını teyit etmek için yapıyor. “bu adam hala benim güvenebileceğim, dayanabileceğim, beni koruyacak, bana ve cocuklarıma babalık yapabilecek kapasitede bir adam mı – yoksa artık kocamış kurt, sünepe, hanımköylü bir ezik mi?”.

Bilinç altındaki motiv bu. Bunun bir çok kadın farkında değil. Zira bu bilinçli bir test değil. Bilinç altında.

> tezgahi silersem mutsuzluğu kaybolacak

tezgahi silip silmemek önemli değil. Bu dirdiri nasil kaşiladiğiniz önemli. Tezgahi silerek de silmeyerek de bu dirdir testini başariyla geçebilirsiniz. Mutsuzluk ancak testi başariyla geçerseniz kaybolur. Tezgahi silerseniz değil.

Erkek bu testi geçerse (tezgahı silip silmemekten bagımsız. Nasıl geçileceğini sonra anlatıcam) kadın tatmin oluyor. Belki yüzeyde istediği olmuyor (tezgah silinmiyor) ama içgüdüsel olarak “evet bu erkek hala adam gibi adam, sünepe değil” hissiyatıyla tatmin oluyor.

Kadınlar bunu erkeklerine sürekli yaparlar, yapacaklar da.

Mesela en klasik dırdır – araba kullanırken erkege karışmak. “oradan gitme, çok sert fren yapıyosun, trafige soktun, yolu kaçırdın…” vs vs gibi dırdırları erkeklerin 99%u duymuştur.

Burada erkek testi geçebilirse kadın tatmin olacaktır. Belki kagıt üzerinde istediği olmayacaktır (sert frenlere devam) ama içgüdüsel olarak tatmin olarak rahatlayacaktır.

Erkek testi geçemediği takdirde ne olur?

Bu testlerin şiddeti ve sıklığı artar. Kadın içgüdüsel olarak “lan buna tepki vermedi, bunda teslim oldu, acaba şu daha şiddetli teste ne tepki verecek” diyerek dırdırın dozunu artırırlar.

Işin komik yanı kadınlar önce hissedip sonra rasyonalize ettikleri için dırdırın sebebinin erkeğe yeterince güven duymamaları, yeterince adam görmemeleri olduğunu çoğu zaman anlayamaz, “hep ayakkabıları kapının girişinde bırakıyo, hiç çocuklarla yardım etmiyo, tezgahı silmiyo” vs tarzı yüzeysel şeylere söylenir durur. Halbuki hislerinin kaynağı tezgahtaki ıslaklık değil, erkeğin erkek oldugunu yeterince belli etmemesi ve kadının her ufak testinden patlaması.

Bu testleri geçemeyen erkek için kadının hissiyatı şu : lan bu sünepe daha benim dırdırıma karşı duramıyor, beni dünyadaki gerçek kötülüklerden ve tehlikelerden nasıl koruyabilir? Ailemize nasıl bir sağlayıcı olabilir ki ? Bu zayıf bir erkek. Ben de gençliğimi güzelliğimi zayıf bir erkekle heba ediyorum.

Bu içgüdüsel hissiyat kadının mutsuzlaşmasına, cinsel olarak soğumasına (evliler size bakıyorum ;)) ve dırdırın dozunu sürekli artırmasına sebep oluyor. Erkek dırdırlarda sözü geçen şartları sanki bir erkekten emir alıyormuş gibi tekeer teker yerine getirmesine rağmen karısının tatmin olmamasına akıl erdiremiyor ve bir süre sonra o da birliktelikcen bayıyor, sırf görünüşte bir evlilik/birliktelik yaşanmaya başlıyor.

Halbuki daha iyi bir yol var.

Bugun bu kadar. Yarın dırdırı nasıl karşılamak lazım ondan bahsederim.

Öptm bye.

Ps: feminizlerin mesajlarını bekliyorum “genellemeci kadın düşmanı biz öyle değiliz bühühühüh” diye 😉

özet geç piç :

dırdır kadınların erkeklerinin değerini ve becerisini teyit etmek için kullandığı bir araçtır. Evrimsel bir stratejidir, gayet işe yarar bir şeydir. Yönetmesini bilene sonsuz huzur vardır.