Dırdır – 2.Bölüm

Hello evribadi.

Dün yazdıklarımı okudunuz anladınız diye umuyorum. Anlamadıysanız bi daha gidip bakın (bi üstteki entry)

şimdi.. Dirdir yapan, laf sokan, agzinin dilinin ayari olmayan belden aşaği vuran kadinin niye bunu yaptiğini , aslinda çoğu zaman kötü bir niyeti olmadiğini, bunun genetik programlamasiyla alakali oldugunu öğrendik.
Erkeğin kadınların poposuna memesine bakması, ineğin ot yemesi gibi içgüdüsel bir şey.
Ellerinde değil.

Peki bu biz erkeklere hayatımız boyunca yapılacak testleri nasıl savuşturucaz? Bu testleri nasıl geçicez?

Bak böyle :

http://theathleticnerd.com/…-matrix-bullet-time.jpg

eheheh..

Öncelikle erkek adamın stoacı felsefeyi öğrenmesi gereklidir. (bkz: stoacilik)

kadin hisleriyle hareket eder, sonra hisleriyle yaptiği hareketi mantiğiyla rasyonalize etmeye çalişir.
Önce düşünüp sonra hareket etmek genellikle maskülen bir harekettir.

Kadınlar bunu yapamaz demiyorum, ama erkeklerin doğal ve kolayca yaptığını kadınlar efor sarfederek yaparlar. Tıpkı kadınların kolayca yapabildiği düzgün ve zevkli giyinme işini erkeklerin efor sarfederek yapması gibi. Değişik işte beyin yapacak bişey yok.

Buradan hareketle kadının beklentisi, aynı evde iki tane “duygusal” karakter yani “yin” olmaması, birinin “yin” birinin “yang” olmasıdır.

Yani kadın duygusal olarak hareket etse bile erkeğin makul ve mantıklı hareket etmesi, duygularına teslim olmaması gereklidir. Kadın erkeğin bu duruşunu bozmak için sürekli testler yapacaktır – böylelikle erkeğinin güvenilir – yetkin bir erkek olup olmadığını teyit etmeye çalışacaktır. Bunu da erkeğin hassas noktalarını kullanarak yapar. Duygularını harekete geçirmeye çalışır ve tepki almaya çalışır.

Erkek tepki verirse – daha doğrusu duygusal olarak zayıf olduğu bir yerden yumruk yediği zaman beklenen tepkiyi verirse – kaybeder. Örnekle açıklayayım :

kadın erkek tartışmaktadır. Erkeğin babasıyla ilişkisi çetrefillidir, babasıyla mesafelidir ve babasını rol model gibi değil – bir ibret hikayesi gibi görmektedir.

Kadın : “aynı baban gibisin işte” diyerek belden aşağı vurur.

Erkek burada çıldırıp benzer bir cevap vermemeli, fiziksel tepkilere (eşya kırıp dökme) yönelmemelidir. Zira bu bir testtir. Kadının bilinçaltında “bakalım ne tepki verecek – benim gibi aslında tehdit teşkil etmeyen birinin sözü kontrolünü kaybetmesine ve aptalca davranmasına sebep olacak mı” sorusu mevcuttur.

Erkeğin burada kullanabileceği çeşitli taktikler var.

Bunu baştan söyleyeyim – siz yıllardır karınızın size yaptığı sürüyle testten patlamış bir erkek olarak sakın her şeyin 3-4 günde düzelmesini beklemeyin. Eğer uzun süredir testlerden kalıyorsanız artık siz “sinir bozucu ama gerekli” yaftasını yemişsinizdir. Bu düştüğünüz kuyudan çıkmak öyle bir seferde zıplayarak olmayacak. Adım adım santim santim tırmanacaksınız yukarı.

Ve doğru mentaliteyi edinmenize rağmen ilk başta testlerin şiddeti artacak. Bunun sebebi sizin davranış değişikliğinize göre eşinizin de kendini kalibre etmesi. Sizden almaya alıştığı tepkiyi (köpek yavrusu gibi boyun eğip sahibim kızmasın diye kuyruk sallamak) alabilmek için daha sert testler yapacak.

Şahsi tavsiyem – yıllardır bu şekilde gelişmiş bir ilişki dinamiğini düzeltmek imkansız değilse de çok zor. O ilişkiden çıkıp yeni birisiyle sınırların ve kuralların baştan yazılacağı bir ilişkiye başlamak çok çok daha kolay.

Ama seviyosunuzdur, evlisinizdir, çocugunuz vardır vs – mevcut ilişkiyi düzeltmek istiyorsunuzdur. Bilin ki bunlar düğmeyle açmış gibi düzelmeyecek. Hard mode’da oynuyosunuz yani bir süreliğine. Ancak bu son savunmayı geçerseniz o zaman sakin denizler sizi bekliyor.

Evet gelelim taktiklere.

1-onaylama ve abartma

kadının söylediği şeyi kabul etmek, onaylamak ve absürdite derecesinde tekrar etmek.
Bunu yaparken şakacı ve eglenen bir tavır takınmak çok önemli. Mal bi suratla bu taktiği yapmanız direk meydan okuma olarak algılanır ve ters teper.
Aynı zamanda güçlü bir vücut dili de önemli. Diliniz bir şey söylerken vücut diliniz aksini gösteriyorsa (boyunuzdan büyük konuşuyorsanız yani) o da işe yaramaz. Komple paket olarak mesajı karşı tarafa ulaştırmanız lazım.

Senaryo : kadın erkek tartışmaktadır, kadın bişeye gıcık olmuştur (neye olmuyolar ki.. :))

örnek :

-aynı baban gibisin!

-evet babam gibi bencilim babam gibi göt bir insanim. Hatta o kadar göt bi insanim ki sabah evden çikinca ilk iş kedi tekmeliyorum, köprüde mendil satan çocuklari kornayla korkutup gülüyorum. Markete gidince bile bile sirf seni gicik etmek için istediğin marka harici xxxx aliyorum, annenlere gittiğimizde çekmeceden kaşiklari çikarip çüküme götüme sürtüp geriye koyuyorum. Işte ben böylesine göt adi bi insanim.

Evet okuyunca saçma geliyor size. Ama amacı da bu zaten – absürt olması.

Yüzeydeki mesaj saçma.
Buradaki alt mesaj ne peki ?

“kızım ben senin bu abuk sabuk dırdırlarını sikime takmıyorum, senin söyleyebileceğin hiç bir şey benim keyfimi bozamaz. Ben böyle de sağlam ve bu tür ufak şeylerden etkilenmeyen bir karaktere sahibim. Bana bunlarla gelme. ”

kadin yüzeyde tefe konmasina ciddiye alinmamasina rağmen alt mesaji algilayip sakinleşiyor. Bunu erkeğe söyle mesela biçaklar. Ama biz mal erkekler kadinlarin seviyesinde iletişim kurmuyoruz. Biz kabloluyuz, onlar wi-fi. Hem de 128bit şifreli wifi.
Emin olun alt mesajı şıp diye anlıyolar.

Evet ben de ilk duyduğumda hastkr len öyle şey mi olur demiştim, ama zeus sizi inandırsın 100% çalışıyor.
Sebebi de kadının “evet bu erkek hala sağlam karakterli ve böyle tırı vırı şeylerden etkilenip hemen boyun eğmeyen bir erkek” hissiyatının anksiyetesini dindirmesi.

Bir dahaki sefere karınız sevgliniz böyle belden aşağı vurduğunda neden söylediğinin gerçek olmadığını mantıklı bir şekilde açklamak yerine (çünkü karşınızda bir erkek yok) bunu kullanın ve bakın bakalım neler oluyor. 1 hafta sürecek olan pasif agresif bir kaç saate düşüyor. Sonra genellikle yenge kedi gibi mırrr mırrr..

Bir örnek daha vereyim : araba kullanırken kadın “yavaş fren yap.. Şurda boşluk var.. Sinyal vermedin..” tarzı laf sokmalarla geliyor. Klasik yetkinlik testi.

Buna verilebilecek “onaylama ve abartma” cevabı :

“hayatım.. Direksiyonu 10 derece sola kırıcam uygun mudur? … Vites değiştiricem debriyaja basayım mı? Ayagımın ucuyla mı basayım tabanıyla mı basayım? Aynaya bakıcam okey midir? Işık yandıktan sonra 3e kadar mı sayayım 5e kadar mı sayayım? Kornaya basayım mı ne dersin? Sinyali şimdi mi vereyim yoksa yaklaşınca mı vereyim? Yeterince yakın mıyız? Vereyim mi şimdi sinyal ? Söndüreyim mi sinyali?

Kadın yüzeyde bu salak cevaba sinir oluyor ama alttan aldığı mesajı üstte yazdım “bu erkek benim bu acınası laf sokmalarımdan etkilenmiyor..”. Erkek beklenen bir şekilde yumuşak fren yapsa, sinyali düzgün verse vs – yani harfiyen emirlere uysa oluşacak hissiyat şu “lan bu lavuk benim mızmızlanmama bile boyun eğiyor, dışarıdaki gerçek kötülüklere karşı anında yelkenler suya iniyodur. Pis ezik..”

he inanmayanlar için benzer bir taktik siyasette kullanılmış mesela :
http://www.latimes.com/…hinking-20140715-story.html

2- reddetme ve abartma.

-ayni baban gibisin

(ayni şakaci ve kendinden emin vücut dili duruşuyla)
-hayır babam gibi değilim. Hatta babamın tam tersiyim. Hatta o kadar tersiyim ki ben ya sütçüden oldum ya da beni camide falan buldular. Annemde zaten ufaktan bi hafifmeşreplik var. Ben aramızdaki farkı en iyi böyle açıklıyorum. Senin böyle düşünmene çok şaşırdım..

Bir üsttekiyle benzer taktik. Gördüğünüz gibi ortak noktası abartarak “kızım seni sallamıyorum” mesajı vermek.

-çok sert fren yapıyorsun.

-aksine çok yumuşak yapıyorum o kadar yumuşak yapıyorum ki hatta, durma mesafesini ayarlayamıyorum – sürekli arkadan çarpıyorum insanlara. Valla ehliyetimi falan alcaklar yakında diye korkuyorum. Kasko primim olmuş 10000 lira. …

3- duymazdan gelme

adindan belli. Baya duymazdan geliyorsunuz.

“beni duymuyor musun” diye sorduğu zaman (eğer daha önce susmazsa) “duyuyorum tabi ki” deyip bırakıyosunuz. Gülümsemeye devam. Mesaj yine benzer “bunlar beni etkilemiyor ve hatta o kadar sallamıyorum ki cevap bile vermeye değer görmüyorum. Ama çok tatlısın ve beni güldürüyosun ;))”

4- konuyu değiştirme

-baban gibisin!
-ya o değil de.. Dün xx yerde pizza yedim baya güzeldi. Gidelim mi akşama ?

Bu biraz nlp taktiği gibi.. Tartışma haricindeki ufak tefek testlerde işe yarar. Kavgada söylenmez :p

5- en sevdiğim : “eğlenen yetişkin”

burada bariz bir “beni etkileyemiyorsun ama yaptiğin şeyi görüyorum ve çok sevimli buluyorum çok tatlisin şeker şey” mesaji var. Çok gizli de değil.

Burada erkek görmüş geçirmiş ve olan biteni gayet iyi görebilen, ve bunu ciddiye alıp bir problem gibi davranmaktansa bununla eğlenen bir pozisyonda. Kadının bu duygusal (ve önemsiz) davranışlarının altında yatan sebebi bilen, bu duyguları nasıl sakinleştireceğini bilen ve kendine güvenen bir erkek hayal edin. Mesela yaramazlık yapan cocuguna (ya da küçük kardeşine) bagırmadan duygusal olarak suistimal etmeden yönetebilen bir yetişkin gibi.
Buradaki duruş “seninle bu oyunu oynarım çünkü bunun ne oldugunu gayet iyi biliyorum.. Aşırı derecede sevimli bişeysin” duruşu.

Burada bir “evin erkeği, ailenin reisi” durumu yok değil. Feministler çıldıracak ama bu dırdır, laf sokma vs şeklinde hayata geçen testleri minimize etmenin ve daha huzurlu bir ev ortamı sağlamanın en kolay ve efektif yolu bu “eğlenen şefkatli yetişkin” modeli bir duruşun erkek tarafından benimsenmesiyle gerçekleşiyor.

Özetle

evet muglak görünüyor. Ama bu işleri kagit üstünde bu kadar anlatabiliyosn işte. Ya da ben bu kadar anlatabiliyorum.

Ama erkekler – şunu bilin, kadınlar arıza oldukları için dırdır etmiyorlar, laf sokmuyorlar. Sizin yeterince “erkek” olup olmadığınız teyit etmek için yapıyorlar bunları. Siz zaten şefkatli ama lider bir konuma koyabilirseniz kendinizi, bu testler çok nadiren olacaktır ve hafif geçecektir.
Siz gereken tepkiyi vermedikçe dozaj artacaktır.

Dırdır konusu olan şeyin çoğu zaman kadının canını sıkan şey olmadığını bilmeniz bile çok önemli bir farkındalık.

99% anksiyetenin kaynağı ıslak mutfak tezgahı ya da girişe yere bırakılmış ayakkabılar vs değil.
Esas kaynak beraber oldugu erkeğin yeterince iyi olup olmadığı, daha iyisini yapabileceği halde b sınıfı c sınıfı bir erkekle idare etmek zorunda kaldığı, gerçek bir kriz ya da tehlike anında erkeğine dayanıp ondan güç alamayacağı ve hayatlarının çökebileceği korkusu.

Ve bunların çoğu bilinç altında. Yani kadınlar da çoğu zaman farkında değil bu dinamiğin. Bilinç altı dediğimiz makine bu mantıkla çalışıp bir “hissiyat” oluşturuyor ve o hissiyat yüzeyde başka bir şekilde tezahür ediyor.

Eyyorlamam bu kadar.

Öptm bye.