Dırdır – 6.Bölüm

“söylediklerine değil yaptıklarına bakın”.

Dünkü entry’den sonra soru geldi “ya hakkaten birlikte vakit geçiremediğimizi düşünüyorsa?” diye.

Bakalım. Ama söylediğine değil yaptığına.

Gerçekten benimle az vakit geçirdiğini ve bu durumdan mutsuz olduğunu söyleyen kadından beklentim kendisinin bu durumu düzeltmek için bir şeyler yapmasıdır.
Ama karşımdaki kadın olduğu için inisiyatif almasını beklemek gerçekçi olmaz. O halde “benim yarattığım fırsatlardan istifade etmesini beklerim” şeklinde bunu değiştireyim.

Bana “az vakit geçirebiliyoruz” diyerek birlikte vakit geçirebileceğimiz ikimize de uygun zamanlarda beni önceliklendiriyor mu mesela? Yoksa cumartesiye kuaför, arkadaşlarıyla kahve, annesiyle bilmem ne, kuzeniyle alışveriş vs gibi şeyleri önceliklendirip sonra kendi işleri bittikten sonra benden ortalıkta olmamı ve onu eğlendirmemi, ya da arkadaşlarıyla buluştuğumuzda çantacılığını yapmamı mı bekliyor?

Mesela çiçek de aynı şekilde. “bana eskisi gibi çiçek almıyorsun” ya da “hiç almıyorsun” gibi serzenişlerin kadınca-türkçe sözlükteki manası “benim için güzel sürprizler yapmıyorsun”dur.

Peki o benim hoşuma gideceğini bildiği ne yapiyor mesela? Seksi iç çamaşirlari giyiyor mu yatağa? Benim sevdiğim türde filmler izlemek için sinemaya gitmeyi öneriyor mu ? Benim sevdiğim restoranlari öneriyor mu?

Kadınlar erkekleri elinden tutup kolay kolay bir yere götürmezler. Ama “ya ne zamandır yeniköydeki balıkçıya gitmiyoruz, gitsek ya..” gibisinden şeyleri önerebilirler. Burada kendi istiyormuş gibi gösterdiği şey, esasen benim de sevdiğim bir şey mi?

Eğer yıldızlar ve gezegenler aynı hizaya gelmişse, yaptıkları ve söyledikleri tutuyorsa, bunu duygusal şantaj ve tehditlerle ifade etmiyorsa o zaman lotoyu tutturdunuz, söylediği şey üzerine aksiyon alabilirsiniz.

Yaptiklarina iyi bakin. Hareketleri, söylediklerinden çok daha fazla şey anlatiyor .

Ancak, bir erkek olarak “ya birlikte vakit geçirelim diyorsun, ama cumartesi günü kuaföre gidip 4 saat harcıyorsun” deme hakkınız yok. Çünkü o tür bir mızmızlanma “başkanegüngideyimseniniçingüzelleşiyorumzatenhaftaiçibisürüişimoluyorevesaatkaçtageliyorum” tarzında bir cevapla karşılanacaktır. Hiç kasmayın. “kurban mentalitesi tetiği”ni çekmeyin. O mermi sizi vuracaktır.

Onun yerine yapmanız gereken şey şu :

siz ilginç ve eğlenceli – ve sevgilinizin de katilabileceği – bir organizasyon yapin. Sevgilinize “ben şu tarihte şu saatte şuraya gidip bu şeyi yapacağim, sen de gelmek istersen beraber gideriz”. Deyin.

Bu cümlede bakınız ne diyorum:

-ben bir karar verdim
-o karari uyguladim ve plan yaptim
-eğlenceli – ilginç bir şey yapacağim
-sen de katilabilirsin.
-sen katılmak istemezsen ben yine de gideceğim.
-senin katılıp katılmaman çok büyük bir belirleyici değil.

Bu cümlede ne yok ?
-izin istemek yok
-“şunu yapalim mi” gibi bir öneri yok
-sen gelecek misin diye sormak yok
-sen gelmezsen ben de gitmem diye bir mızmızlanma yok.

Bu tür bir planı sık sık yapmıyorsanız (ki biliyorum yapmıyorsunuz tembel herifler sizi..) Karşılaşacağınız şey 99% şu

-o gün bana uymaz, başka gün yapalım.
-niye oraya gidiyoruz , öbür yere gidelim
-o şeyi yapmayalim, başka şey yapalim

bunlarin hiç birisine boyun eğme lüksünüz yok. O plan yapildi, oraya gidilecek, o şey yapilacak. Eğer sevgiliniz bu planin herhangi bir noktasina katilmiyorsa, gelmemekte serbest. Sizin sorumluluğunuz da o organizasyona katilmak, iyi vakit geçirmek.

Siz onun bir şeyi yapıp yapmamasını sağlayamazsınız. Onu kontrol edemezsiniz. Kontrol edebileceğiniz tek şey kendinizsiniz. Size katılıp katılmamak onun bileceği iş.

Eğer gerçekten sizinle vakit geçirmek istiyor, vakit geçiremediği için üzülüyorsa bu ilginç, eglenceli ve sizinle vakit geçirebileceği organizasyona katilmak için arkadaşlarini da sallayacak, annesini de sallayacak, gerekirse ufak yalanlar da uyduracak.

Yeri gelmişken, bu durumu nasıl yönettiğini iyi izleyin – çünkü sizin için yapan, size karşı da yapabilir.

Örneğin “ahmet bana sürpriz yaptı, ağva’ya gidip kamp yapıcaz” demek yerine “ya cnm midemi bozmuşum.. Evet galiba yediğim bişey.. Aman şirket yemekhanesi işte.. Ben çıkamıyorum haftaya mı yapsak..? ” gibi kompleks bir senaryo yaratıp onu anlatıyorsa uzun süreli ilişki konusunu baştan bir düşünmenizi öneririm.

Özetle, ilişkinizi yönetirken – kavga esnasında veya normal konuşmada – kadınların söylediklerinin yaptıklarıyla örtüşüp örtüşmediğine dikkat edin.