Erkek Olmak

Ikiye ayrılması gereken şeydir erkek olmak.

 

1-iyi erkek olmak.

 

2-erkek olmakta iyi olmak. Erkek olmayı becerebilmek yani.

Iyi erkek olmak.

 

Günümüzdeki erkeklerin bir çoğu iyi insanlar. İyi erkekler. Şerefsizlik peşinde değiller. Iyi niyetle yola çıkıyorlar. Kimseyi üzmemeye kimsenin ayağına basmamaya çalışıyorlar. Hakkaniyetle hareket etmeye çalışıyorlar. Duygusallar.

 

Zaten kişi psikopat değilse, sosyopat değilse, üstte saydıklarım varsayılan şeyler. Default ayarlar.

 

Erkek olmakta iyi olmak.

 

Esas burada problemler var gerçek hayatta.

 

“erkek olmakta iyi olmak” ne demektir açmak gerekiyor.

 

Örneklerle gidelim.

 

Darth vader. “iyi” değil. Peki “erkeksi” mi? “erkek olmak”ta becerikli mi? Kolay kolay darth vader’a “ezik” diyebilir miyiz?

 

Ya da “godfather” filmindeki karakterler. Mafya. Bu adamlar da 1. Maddede saydığım türden “iyi” değiller. Ancak “erkeksi” oldukları su götürmez.

 

Shakespeare’in 5. Henry’sinde , kral 5. Henry – düşmanları teslim olmazsa askerlerinin kızlarına tecavüz edeceğini, yaşlıların kafalarını ezeceğini, bebeklerini mızraklarla deşeceğini söylüyor.

 

http://nfs.sparknotes.com/henryv/page_104.html

 

Bugün x bir ülkenin lideri diğer bir ülkenin liderlerine bunu söylese tüm dünya ayağa kalkmaz mı ?

Peki henry 5 “ezik” mi? “erkeksi” değil mi?

 

Demek ki “erkek olmakta iyi olmak” , “iyi erkek” olmaktan farklı bazı özellikleri barındırıyor.

 

Bir erkek dürüst, ahlaklı, disiplinli, şefkatli, hoşgrülü olabilir – iyi bir erkek olabilir.

Öte yandan kadınlarla ilişkilerinde kötü, kendini ve kendine ait olanı korumaktan aciz, ölecek olsa çekiçle duvara çivi çakamayacak kadar beceriksiz olabilir.

 

Bir erkek “erkek olmak”ta iyi iken, “iyi erkek” olmayabilir. Becerikli, kadınların başını döndüren, domine edici, istediğini alan, tuttuğunu koparan birisi iken kuyu kazan, yalan söyleyen, acımasız birisi de olabilir.

 

Demek ki iyi erkek olmak bir skala, erkek olmakta iyi olmak bambaşka bir skala.

Birinde iyi olan diğerinde iyi olmak zorunda değil.

 

Günümüzde bir çok erkek “iyi erkek” olarak değerlendirilebilir. Herkes “nice guy” ama yeterince “erkeksi” değiller. Yeterince maskülen özellikler göstermiyorlar. Gösteremiyorlar.

 

Bunun sebebi de çocukları babadan koparan ve ekseriyetle kadınlar tarafından yetiştirilmelerine büyütülmelerine sebep olan ve bunu normalleştiren, hatta tercih edilir kılan feminize olmuş sosyal düzen.

 

Babadan koparmaktan kastım boşanma neticesinde cocugu anneye verip 2 haftada bir babayla görüştüren acımasız sistemle sınırlı değil.

 

Daha önce boşanma oranlarının artma sebeplerinde yazdiğim ve belli ki bir çok insanın katıldığı (1000+ fav) bir şey olan kapitalist ekonominin babayı işe fabrikaya , çocuğu okula gönderen ve babanın ortalıkta olduğu zamanı azaltan bir düzen oluşturmasından bahsediyorum.

 

1960lara kadar baba ortalıkta yoktu. Anne ve çoğunluğu kadın olan öğretmenler tarafından yetiştirildiği için “erkek olmak” nedir bilmeyen erkek cocuklar ve “iyi erkek nasıl olmalı”dan habersiz olan kızların çocukları, hatta torunlarıyız hepimiz.

 

60larda ise iş daha da boka sardı – çünkü artık anne de ortalıkta yok. Tüm gün süren okullar, bakıcılar, kreşler var. Cocugun rol model aldığı insanlar giderek azalıyor. Şansı varsa iyi bir öğretmene denk geliyor.

Şansı yoksa televizyondan alıyor rol modellerini. Bunun yol açtığı şeyleri de görüyoruz.

Kaçınız bebeginin günde 50 tane fotografını çekip en güzelini fltrelerle vs düzeltip güzelleştirip instagramda kaç like almış diye obsesif bir şekilde bakan anneler tanıyorsunuz? Aklınıza en az 3-4 isim gelmiyorsa ne olayım.

 

“Erkek olmakta iyi olmak” konusuna dönelim.

 

Erkek olmakta iyi olmak ne demektir? Ne gereklidir?

 

Bunları bir kaç ana başlıktan toplamak mümkün.

 

Güç, cesaret, ustalık ve onur.

 

Bu 4 özellik, atalarımızın yaşadığı “çete dinamiği” dünyasında kendi takımınızdaki erkeklerin barındırmasını istediğiniz özelliklerdir.

Bugün bize erkeksi ve güven verici gelen karakterlerin tamamında bu özelliklerin olduğunu görürsünüz. Mafya’da bile. Birazdan açıklayacağım mafya’nın ya da darth vader’ın nasıl onurlu olduğunu.

 

1-güç

 

Tarih boyunca hiç bir kültür yoktur ki zayıf erkekleri yüceltmiş, güçlü erkeklerin statüsünü düşürmüş olsun. Kas veya zeka gücü erkeğin kendinin olanı korumasına olanak tanır. Güçlü erkek en temel maskülen özelliğe sahiptir.

 

2-cesaret.

 

Güçlü olmasına rağmen korkusundan harekete geçemeyen erkek güçsüz erkekle pratikte aynı şeydir. Istediği kadar güçlü veya zeki veya sosyal olarak statüye sahip olsun, harekete geçemiyorsa, korkuyorsa faydasızdır. Bu avcı toplayıcı ve komşu çeteyle kaynaklar için sürekli çekişme halinde olan atalarımız için de böyle, bugünün klimalı halı kaplı ofislerinde ticaret yapan, en son yumruğunu 9 yaşındayken atmış adamlar için de böyle.

 

3-ustalık

 

Bir erkek, çetesine güç ve cesaretle katkıda bulunamasa bile işe yarar bir konuda ustalık geliştirerek kendi kıymetini ispat edebilir. Iz sürmesini bilen zayıf ve topal avcıyı düşünün örneğin. Avlanamaz, koşamaz, güçlü değildir, ama iz sürerek avın yerini diğerlerine gösterebilir.

Günümüzde bu özellik uzmanlaşmış mesleklerden tutun , akan musluğu kendisi tamir edebilen adama kadar ortaya çıkmaktadır. Erkek ve kadınlar ustalıkla bir işi icra eden erkeği maskülen bulur ve “kendi takımlarında” isterler. Usta bir pasta aşçısı feminen değildir asla. Yemek yapmak feminen bir uğraş olarak görünse de gerçekten ustalaşmış bir erkek “ustalık” gösterdiği için maskülendir, erkeksidir.

4-onur.

 

Bu belki de en önemlisi.

 

Onur genel geçer bir şey değildir. Onur kontekst’e çok baglıdır. Az önce bahsettiğim “mafyanın onurlu olması” bu sebepledir.

 

Mafyanın kendi “çete kuralları” vardır. Tıpkı atalarımızın kendi çete kuralları oldugu, tıpkı “yılmaz emlak” ofisindeki emlakcıların kendi aralarında çete kuralları oldugu gibi.

 

Mafya elemanları fuhuştan, kumardan, haraçtan para kazanırken onursuz sayılmazlar, zira onların evreninde hayat böyledir. Ancak “x adam haraç alıyor” diye polise giden ve “öten” mafya elemanı diğer mafya üyeleri tarafından “onursuz” olarak görülecektir.

 

Yılmaz emlak çalışanları birbirlerinin müşterisine, birbirlerinin komisyonuna göz diktiklerinde onursuz olurken, yan dükkandaki “ata emlak” ofisinin elemanlarının müşterisini çalmak onursuz görünmeyebilir.

 

Intihar bombacıları mesela. Kendi realiteleri içerisinde onurlu ve erkeksidirler. Güç, cesaret, ustalık ve onur göstermektedirler. En başta ben olmak üzere bu yaptıklarını onaylamıyor ve tiksiniyor olsak da kendi konteksti içerisinde bu adam ezik ya da onursuz diyemiyoruz.

 

Demek ki neymiş? Onur, belli bir yer ve zamandaki şartlara bağlı olarak beklentileri karşılamak demektir. Kendi şartları içerisinde kendi evreninde değerlendirmek gereklidir.

 

Şimdi bu 4 kritere göre mafyayı, darth vader’ı , ne bileyim 5. Henry’i değerlendirirsek göreceğiz ki bu karakterlerin “erkeksi” olarak görünmelerinin ve kadın & erkek herkesin bir şekilde sempati ve saygisini kazanmalarinin şaşirtici bir yani kalmamaktadir.

 

Günümüz erkeklerinin bir çoğunda “iyi erkek” olmak bir problem değilken bu saydığım 4 kritere göre olan yeti ve becerilerindeki eksiklikler özellikle kadın erkek ilişkilerinde dezavantajlarına oluyor.

 

Bu uzun ve muhtemelen çok az kişinin kasıp okuyacağı yazının sonunda bu 4 maddenin niye ciddiye alınmadığına niye eksiklikler olduğuna dair kişisel bir hipotezimi paylaşmak istiyorum.

Feminizm.

 

Feminizm bu 4 karakteristiği “kötü” olarak değerlendirip sadece “iyi erkek” olmanın mutluluk için yeterli olduğu gibi yanlış bir fikre sahip.

 

Bu sebeple bu 4 karakteristiği her fırsatta aşağılamaya karikatürize etmeye çalışıyor.

Özellikle amerikan medyası tüm dünyaya ihraç ettiği eğlence ürünlerinde “taş fırın” modeli erkekleri karikatürize ediyor.

 

70, 80lerde yapılan tv ve sinema filmlerindeki aile babaları yavaş yavaş daha feminize, daha “ayak bağı” , daha “idare edilmesi gereken bir başka çocuk” modeline evriliyor.

Bu yapımların çoğunda anne sorumluluk sahibi, aklı-selim’in sesi, herkesi idare eden, derleyip toplayan karakter olarak gösteriliyor. Hem kariyer yapıyor hem anne oluyorlar. Erkekler de “bir numarası olmayan” , “atm işlevi gören” karakterler olarak gösteriliyor. Es kaza “taş fırın” karakteristikleri barındıran karakterlerin hep en sonda “hadleri” bildiriliyor.

 

Married with children, simpsons, seinfeld, friends, full house, who’s the boss aklıma gelen ilk örnekler.

Married with children’da al bundy karikatürize edilmiş bir kadın düşmanıdır.

Simpsons’da homer simpson embesil.

Friends’de maskülen ve erkeksi joey gerizekalı ve taşakoğlanı, efemine chandler en güzel kızı kapan karakterdir.

Full house’ta baba annelik rolünü de alırken çapkın jesse yine taşakoğlanı.

Who’s the boss – erkek cocuk bakıcısı, kadın kariyer insanı vs.

Bizde cocuklar duymasın mesela, en bariz örneğidir. Taş fırın haluk, 90% tefe konan karakterdir o kadar sinirli dominant vs takilmasina rağmen. Anne karakteri istediğini elde eder, herkesi idare eder.

 

Babadan ve anneden ayrı tv ile büyüyen nesillerin örnek aldığı karakterler bunlara yakın karakterler işte.

 

Sonra “niye bu erkekler çocuk gibiler, niye biz annelik yapmak zorunda kalıyoruz bu adamlara?” diye soran on binlerce kadın var ortalıkta.

 

Bundan işte.

————————————–

Kadınlar sürekli bizim canlılığımızı, zindeliğimizi, cevvaliyetimizi ve yaşama isteğimizi izliyorlar.

 

Insanlar olarak bizi küçük çocuklara çeken, onları sevimli yapan şey bu “yaşama isteği ile dolu olma” hali.

 

Öte yandan biz erkeklerin koruyucu olma sorumluluğu var. Ve bu noktada biz erkekler için bir problem oluşuyor.

 

“koruyucu olabilme” işini iyi yapabilen bir erkek dünyanın karanlık tarafıyla yüzleşmiş ve bununla mücadele ederek başa çıkabilmiş olmalı. Bu da masumiyetin ve yaşama isteğinin, cevvaliyetin kaybı ile bedeli ödenen bir şey.

 

Savaşa giderken heyecan ve cevvaliyetle dolu olan erkeklerin savaştan döndükten sonraki halini düşünün. Http://www.upworthy.com/…ces-before-and-after-a-war

 

Her gün dünya ile mücadele eden erkek masumiyetini ve yaşam enerjisini, hevesini – savaş görmüş erkekler kadar olmasa da- azar azar kaybediyor. Ancak bunu kaybetmeden gerçek bir erkek olma şansı çok düşük.

 

Bu erkek bir gün masum ve yaşam enerjisiyle dolu bir kadınla tanışıyor. Bu kadına ‘aşık oluyor’ çünkü bu birliktelik onun dünyanın karmaşıklığı ve acımasızlığı ile başa çıkarken kaybettiklerini tekrar hissetme şansı tanıyor. Aslında aşık olduğu şey kadının kendisi değil, kadında tekrar bulduğu kaybettiği masumiyeti ve yaşam enerjisi.

 

Kadının masumiyeti arttıkça hayatın karmaşıklığı ile başa çıkabilen erkeğine olan ihtiyacı artıyor. Erkeğin karmaşıklık ve zorlukla başa çıkabilme becerisi, kadının masumiyetini bizzat koruyan şey.

 

Ancak hayatın karanlık tarafıyla mücadele etmek zorunda kalan erkek kendi yaşam enerjisini tüketiyor ve kadının erkeğe olan ihtiyacını artırırken, sevgisinin azalmasına sebep oluyor.

 

Öte yandan erkek kadına duygusal olarak ihtiyaç duyup onu daha çok severken ona olan saygısı azalıyor.

 

Karmaşık ve acımasız dünyayla başa çıkabilen tarafını sevip ona saygı duyarken giderek katılaşan kalbinden nefret etmeye başlıyor.