Erkeklerin mutsuz olma nedenleri

Nabıyonuz gençler? Geldi bahar ayları gevşedi dekolte düğmeleri di mi. Köftehorlar sizi.

Otelden çıkmadan 25 dakkam var o süreye ne kadar sığarsa artık yazıyorum iyi okuyun.

Yapılan bilimsel araştırmalar (bilimsel dediğime bakmayın detaylı anket işte) ve bizzat bu başlık altındaki az miktarda entry’de de kanıtları yer yer görüldüğü şekilde erkeklerin mutsuz olmalarının ana sebebi beklentilerinin karşılanmamasıdır.

Peki beklentileri nedir ?

Beklentileri oyunu kuralına göre oynarlarsa isteklerinin karşılanmasıdır.

Hangi oyunu? Hayat oyunu. Okula git, sınavları geç, hayata atıl, sınavları geç, becerebiliyorsan evlen (çıta çok yüksek değil, hele evlilik kartını masaya süren erkeğin boşta kalması zor) , baba ol, hayatının uyanık olduğun kısmının yarısını para ve kaynak üretmeye harca.

 

 

Peki hangi beklentiler?

Sevilmek. Birilerinin ona ihtiyacı olduğunu ve bu yüzden takdir gördüğünü hissetmek.

Erkeklerin ve kadınların “besleme” (esasen nurture kelimesinin karşılığını aradım ama galiba türkçemizde yok) yöntemleri çok farklı.

Erkeklerin nurture yöntemleri daha fedakar, kendini feda etmeye meyilli yöntemler.
Kadınların nurture yöntemleri daha çok birlikteliğe ve bizzat fiziksel olarak yanında olmaya meyilli.

Şöyle örneklendireyim.

Bir anne, cocuklarının maddi ve manevi olarak beslenmesini sağlamak için cocuklarıyla vakit geçirmeyi elzem görür. Doğrudan şefkat ve destek olmayı beslenmenin yöntemi olarak kabul eder.

Bir baba ise eşi ve cocuklarının hiç bir şeye muhtaç olmamasını – kendisi dahil – hedefleyerek cocuklarıyla ve eşiyle geçirmek isteyeceği vakitten feragat ederek kaynak üretmeyi bir besleme olarak görür.
Maddi besleme kısmı zaten bariz.
Ancak manevi olarak hiç bir şeye muhtaç yaşamama lüksünü, kaynak ve hayatta kalma endişesi olmadan yaşama lüksünü mutlak manevi besleme olarak görür.
Çünkü erkeğin hayattaki en büyük endişesi hayatta kalma ve kaynaklara erişimi devam ettirebilmektir.

Çünkü, erkek cocuklarına, bebekliklerinden beri hayatlarını ait oldukları grubun salahiyeti karşısında değersizleştirmeleri yönünde sosyalleşme yapılıyor.

Erkek cocuklarında bebeklikten itibaren bir “performans yükümlülüğü” baskısı var.

Çocuğun sevgi görmesi neredeyse tamamen gösterdiği performansa bağlı.

Kendi ailesine objektif ve dürüstçe bakan herkes erkek cocuklarının daha az şefkat ve daha çok sorumlulukla büyütüldüğünü, görece olarak kız cocuklarına baskı yapılan ortamlarda bile erkeklere tanınan serbestliğin aslında performans yükümlülüğünün bir parçası olduğunu görecektir.

Bu sadece bizim toplumda böyle değil, bir çok dünya toplumunda böyle.

 

 

Erkeklerde intihar oranı kadınlara göre çok yüksek.
Kadınlarda mental hastalık tanısı konma ve tedavi olma oranı daha yüksek – ancak erkeklerde alkolizm ve madde bağımlılığı oranı daha yüksek.
Bunun sebebi erkeklerin daha az mental olarak hasta olması ya da daha az desteğe ihtiyaç duyması değil.
Mental yardım almanın zayıflık olarak görülmesi, erkeğin performansını – ya da dışarıdan algılanan performansını düşüren bir handikap olarak görülmesi sebebiyle erkeklerin akıl sağlığı için doktora başvurmak yerine, çözümü alkol ve benzeri uyuşturucularla (bilgisayar oyunları, porno, futbol hastalığı vs) gidermeye çalışması.

Kaynak veremeyeceğim bir araştırmada lise öğrencilerine “nasıl intihar ederdiniz” sorusu soruluyor ve kız cocuklar uyku hapı vs gibi şeyleri seçerken erkekler “1 şişe votka alır ve arabayla uçurumdan atlardım” gibi cevaplar veriyorlar.

Dido ve Eminem’in meşhur şarkısı “Stan“de de benzeri bir senaryo anlatılır.

Alkollü kaza yapan erkeklerin acaba kaçı aslında intihar ediyordu?bilemiyoruz.
Sadece erkeğin alkollü araba kullanmasına odaklanıp sorumsuz olduğu noktasında mutabık kalıp devam ediyoruz.

Yine benzeri şekilde işsiz kalan erkeklerin intihar etme oranları da daha yüksek. Erkek burada “aileme daha fazla yük olmayayım” hissiyatıyla hareket edebiliyor.

Özetle erkeklerin sevgi ve maddi manevi besleme yöntemi kendinden feragat etme şeklinde.

Ancak kendinden ve ailesiyle geçirdiği zamandan feragat eden erkekler ailesinden uzaklaşıyorlar.
Yani sevdikleri insanlar için performans gösteren ve bu sebeple kadınlardan ortalama 7 sene erken ölen (zira erkeğin yaşadığı stres kalp hastalığı ve kanser riskini artıran bir şey) erkek – beklediği sevgiyi görecek vakte sahip olmadığı gibi, ailesiyle geçirdiği az miktarda zamanda da kendisini artık tanımayan ve onunla iletişim kurmayı bilmeyen insanlarla birlikte oluyor.

Bir nevi “ATM baba”ya dönüşüyor.

Yıllar içerisinde ATM baba’ya dönüşen erkek de işsiz kalır, hasta olur ve ATM görevini sürdürememeye başlarsa kendini birden bir yük gibi görmeye başlıyor.
Ailesinin onu öyle görüp görmemesinden bağımsız olarak hayatı boyunca “performans=sevilmek ve mutluluk” olan birisi için performans gösterememek ölüm gibi bir şey.

Aile babası olan erkeklerin mutsuzluğu bu.

Peki bekar erkeklerin mutsuzluğu nereden geliyor ?

Bekar erkeklerin mutsuzluğu da belli bir seviyede performans gösterebilene kadar toplum ve ilgisini en çok arzuladıkları karşı cins tarafından görmezden gelinme.

Acı gerçek şu ki, eğer toplum gözünde değerli bir şeyde uzmanlık – beceri veya potansiyel gösteremiyorsanız, görünmezsiniz.

Dota 2’de dünya sıralamasında ilk 10da iseniz ancak kendinize benzeyen (sosyal olarak değeri olmayan işlerde uzman – görünmez) genç erkekler arasında saygı görüyorsunuz.
Talep olmayan bir şey satıyorsunuz yani.
Talep olan uzmanlığa ya da arzulanan özelliklere sahip erkekler gerçek hayatı yaşıyorlar.

 

 

O uzmanlığı ve beceriyi geliştirmek de zaman istiyor. Efor ve disiplin istiyor.

Devletler bugün okul sistemleri kurarak çıtayı belli bir seviyenin üstüne çekiyor. Yani x bir okuldan mezun olan adam işe alınabilir seviyeye geliyor.

Ancak bu çıta yeni 0 noktası haline gelmiş durumda. Yani bu çıtanın altında iseniz dezavantajdasınız.

Ünv. Mezunu olmak bir olay değil yani artık. Rekabet ettiğiniz diğer erkeklere kıyasla neredesiniz?

Performans yükümlülüğünü ne derece iyi yapıyorsunuz?

Esas sorular bunlar.

Sistem erkeklerin harcanabilir (hayatı grubun salahiyeti ile kıyaslanınca değersiz) ve ne kadar üretebilir olduğuyla ilgileniyor.
Bu ikisinden biri (asker veya üreten, performe eden) değilseniz toplumun gözünde asalak gibi görülüyorsunuz.

Babanızla olan kötü ilişkilerinizin de, kızlarla olan kötü deneyimlerinizin de, düşük maaşınız, uzun süren otobüs yolculuğunuz ve geleceğe dair umutsuzluğunuzun da sebebi bu.

Bu stresle başa çıkmak için sizi ele geçiren porno oyun ve futbol bağımlılığınızın sebebi bu.

Hayatı bu şekilde yaşamaya devam edip insanlığın geldiği noktadaki minimumlar sayesinde (sosyal devlet, insan hakları vs) ölmeden iyi kötü yaşama şansınız var.
Bu şartlar 100 senelik bile değil. O yüzden bu yüz yılda doğduğunuza yatıp kalkıp dua edin.

Ancak bu yol sizi daimi olarak mutsuzluk ülkesinde tutacak. Asla aradığınız ve cocukken nadiren elde edebildiğiniz tatmin, koşulsuz sevilme ve mutluluk mertebesine ulaşamayacaksınız.

Yapabileceğiniz yegane hareket kendinizi geliştirip rekabette öne çıkmaya çalışmak.

Konuyla alakalı:

Boşanma oranlarının artma sebepleri

Porno

Erkek Olmak

Ataerkil Toplum