Erkeklerin yedekte kız tutması

Gayet mantıklı bir harekettir.

 

Kadınlarda sürü psikolojisi erkeklere nazaran çok daha kuvvetlidir. Diğer kadınların beğendiği erkekleri otomatikman begenirler. Bir nevi “barajı geçmiş” muamelesi yaparlar.

 

Erkekler ise daha rekabetçidir. Kolay kolay diğer erkeklerin fikirlerini kabul etmezler, önce sosyal hiyerarşiyi netleştirmeye, kim besin zincirinin neresinde duruyor anlamaya çalışır, sonra genellikle lideri-alfa’yı takip ederler.

 

Özetle kadınlar diğer kadınlarla hemfikir olmaya daha meyillidir. Yanında güzel kadın bulunan erkeklerin ilgi görmesinin sebebi budur. “kız arkadaşlar”ın begenmediği erkeğin şut yemesinin de sebebi budur.

 

Diğer yandan tek seçeneği kendisi olan kadın erkeğin sadakatine kıymet vereceğine “lan bi ben mi enayiyim bu adamı begeniyorum…” gibi bir şüpheye girecektir.

 

Erkeğin zaman zaman “merak etme, ben başka kadınların da arzuladığı kıymeti olan bir insanım, sen de benimle vaktini gençliğini enerjini boşa harcamıyorsun” mesajını vermesi ve eşini/sevgilisini rahatlatması gerekmektedir.

Işin komiği bunu da ancak başka kadınların kendisiyle ilgilendiğini göstererek ispatlayabilir. Diğer bir deyişle erkek kadınını mutlu etmek istiyorsa başka kadınlarla olan diyaloğunu kesmemeli, flört etmeli, şakalaşmalı, muhabbetini ilerletmelidir.

 

Hatta daha ekstrem bir senaryo anlatayım, erkek kadını aldattığı zaman bile “demek ki bu adam, evli/sevgilisi olduğu halde başka bir kadını sekse ikna edebiliyor, handikaplarına rağmen kızları tavlayabiliyor, demek ki bu adam bırakılmayacak kadar kıymetli ve yüksek statülü bir erkek” mantığı kurarak – mantık kurarak dediğime bakmayın, kadın mantık kurmaktan çok bunu böyle hissedecek, sonra bu hislerini meşrulaştırmak için rasyonalizasyon yapacaktır – erkeğini affedecektir.

 

Erkek açısından kadınlardan ilgi görmesi gururunu okşayacak ve self-worth ya da kabaca türkçe tabiriyle “kendi değeri”nin yüksek olduğunu kendine ispat edecek ve erkeği daha özgüvenli ve mutlu yapacaktır. Burada bir pozitif feedback mekanizması vardır.

Erkek kendini daha özgüvenli ve yüksek değerli hissetikçe ve etrafına bu şekilde (özgüvenli, koruyucu, problem çözücü, iş bitirici) davrandıkça eşi/sevgilisi kendisine ona göre davranacak – daha toleranslı, saygılı, şefkatli ve arzulu olacak, ve ilişki daha mutlu olacaktır.

 

Özetle evli ya da uzun dönem ilişkisi olan erkeklerin kiçini kaldirip spora gidip göbeği eritip kiyafetlerine dikkat edip eşi/sevgilisi harici kadinlarla da muhabbet kurmasi ve ilgilerini çekmesi, ortada herhangi bir aldatma olmamasina rağmen herkes için faydali bir durumdur.

 

Kesin bilgi yayalım.

 

Debe editi : aldatmaktan bahsetmiyorum mnkym. Heyecan yapmayın hemen. Tekrar okuyun aldatmaktan bahsettiğimi düşünüyosanız.

———————————————-

Klasik kadın ya da efemine erkek davranışını tetikleyen olaydır aynı zamanda.

 

Konuyla ilgili kaynaklara ve deneyimlere dayanan ve bence gayet net artiküle ettiğim öneri (götümüzden atmıyoruz yani) bazı kadınların , feministlerin, beyaz atlı disney prenslerinin hoşuna gitmiyor.

 

Hoşuna gitmedikleri şeyin niye hoşuna gitmediğini tam kestiremiyorlar, işin komiği niye yanlış olduğunu gösterecek ispat ya da argümanları da yok.

 

Şu alttaki skalaya göre getirilen “cevap(!)”lar ancak yazım tarzını eleştirme noktasına çıkabiliyor :

https://suphecimelekblog.wordpress.com/…iyerarsisi/

 

(bkz: sikik)

(bkz: faşist)

(bkz: doganiza siçayim)

 

Işin daha da komiği yazdığım entry üstüne basa basa “aldatma olmadığı halde” derken eleştiriler saman adamı yöntemiyle çürütülmeye çalışılıyor. Halbuki dikkatli okusa yazdığımı bahsettiğim şeyin aldatma olmadığını görecek.

Erkekler çok eşlidir evet. Kadınlar da hipergamiktir. Bunu ben icat etmedim, evrim milyonlarca yıllık süreçte böyle adapte etmiş türümüzü. Ben napıyım mnkym?

 

Sanıyosunuz ki ben bunları gayet mutlu mutlu otururken kendim uydurdum.

Hayır, gayet travmatik geçen 10 yıllar sonunda aynı şeyi deneyip ayn sonuçları almaktansa neyi yanlış yaptığımı anlamaya çalışırken öğrendim.

Sanıyosunuz ki ben bunları kolayca kabul ettim. Hayır, aksine bunlar sizi ne kadar kızdırıyorsa beni de o kadar kızdırdı ve hayalkırıklığına uğrattı.

Ama ben bu hayalkırıklığına üzülüp ağlamaktansa konuyla ilgili bir şeyler yapmaya karar verdim.

Kaynaklardan öğrendiğimi deneyimlerimle test ettim ve diyorum ki (bkz: ben ikna oldum)

 

Özetle sen istediğin kadar sabah sabah sinire kes, benim mutluluğumu zerre etkileyebilecek bişey değil :)))

 

Öptm bye.