Homofobi

Yaklaşık 450 tane entry var, ama hiç birisi homofobinin niye ortaya çıktığını nasıl bir mantığı olduğunu yazmamış. Ya sözlükte bilen yok, ya da bilen yazmaya üşenmiş.

Homofobiyi anlamak için önce ilkel toplulukların hayatına bakmamız gerekir.

 

Ilkel topluluklar için acaba konu ahlak mıydı? Yoksa hayatta kalmak mıydı?

Herkesin çok iyi bildiği ve ibrahimi dinlerdeki lut kavminin helak olmasıyla sonuçlanan – daha doğrusu hikaye orada bitiyor sanılan olaya bir bakalım.

Tevrat’taki yaratılış bölümünde anlatılan hikayede iki melek gerçekten homoseksüellik mi yapılıyor kontrol için sodom’a gelirler.
Lut bu iki meleği evine alır.
Sonra sodom’un erkekleri “ver onları bize ” der ama lut “bu iki erkek meleği size vermeyeyim, onun yerine kızlarımı alın” der. Şehrin erkekleri kabul etmezler.
Melekler kapıya dayanan erkeklerin gözlerini kör edip lut’a “aileni al ve kaç, kaçarken asla geriye bakma” derler.

Lut , karısı ve iki kızıyla kaçmaya başlar. Sonra sodom helak olur.

Evet, burada neyi gördük – rab-allah-tanrı homolardan hoşlanmıyor. Homoseksüellik yapılan şehri kadın cocuk hayvan vs demeden yörüngeden bombalayarak yok ediyor.

Alınan mesaj : homoseksüellik yasak. Kötü. Düşünme bile.

Peki hikayenin devamını bilen kaç kişi var?

Gelin direk kutsal kitaptan okuyalım :

——

http://kutsal-kitap.net/bible/tr/index.php?id=23&mc=1&sc=4

Lut ile kızları

30 lut soar’da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kızıyla kentten ayrılarak dağa yerleşti. Iki kızıyla birlikte bir mağarada yaşamaya başladı.

31 büyük kızı küçüğüne, “babamız yaşlı” dedi, “dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok.

32 gel, babamıza şarap içirelim, soyumuzu yaşatmak için onunla yatalım.”

33 o gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı. Ancak lut yatıp kalktığının farkında değildi.

34 ertesi gün büyük kız küçüğüne, “dün gece babamla yattım” dedi, “bu gece de ona şarap içirelim. Soyumuzu yaşatmak için sen de onunla yat.”

35 o gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız babasıyla yattı. Ama lut yatıp kalktığının farkında değildi.

36 böylece lut’un iki kızı da öz babalarından hamile kaldı.

37 büyük kız bir oğlan doğurdu ve ona moav[ii] adını verdi. Moav bugünkü moavlılar’ın atasıdır.

38 küçük kızın da bir oğlu oldu ve adını ben-ammi[iii] koydu. O da bugünkü ammonlular’ın atasıdır.

——

Evet – homoseksüellik yasak, ama babaya şarap içirip tecavüz ederek hamile kalmakta sıkıntı yok.

Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta daha var – niye hikaye “lut ‘soyum devam etsin’ diye kızlarını sarhoş ederek tecavüz etti” şeklinde değil de “kızlar babalarına şarap içirip tecavüz edip hamile kaldılar” şeklinde formülize edilmiş?

Sizce bu iki görünüşte “ahlaki” olan iki olay arasında bir tanesi niye nükleer ölüm getirirken diğeri allahın kitabına örnek davranış olarak giriyor ?

Çünkü lut ve kızlarının ensest ve tecavüz ilişkisi grubun soyunu devam ettiriyor. Tüm odak aslında neslin-soyun-kabilenin çocuklar aracılığıyla devam etmesi ve güçlenmesi. Esas amaç kadını korumak. Çünkü kadın çocuk yapabiliyor.

Yani hayatta kalma. Ahlaki bir seçim falan yok ortada.

Bakınız benzer bir durum müslümanlıkta 4 eş – sayısız cariye almak ve davut peygamberin 1000 tane karısında da var.

Insanoğlu dış saldırılar ve açlıkla mücadele ettiği dönemlerde, kadınları (cocuk dogurabilecekleri için) korumaya odaklıydı. Erkekleri değil.

Erkeklerin ayrıcalığı olarak görülen birden fazla kadınla evlenme bir avantajdan çok, tüm kadınların (ve cocuklarının) yeterince korunduğu ve ihtiyaçlarının karşılandığını garantilemek amacıylaydı.

Paran yetiyorsa gücün yetiyorsa davut gibi 1000 tane karın olabilir.

Bu düzende kim zararlı cıkıyor peki? Bir çok başka kadınla kocasını paylaşan ama açlık ve korumasızlık gibi risklerden muaf kadın mı?
Yoksa evlenemeyecek kadar fakir erkekler mi?

Birden fazla kadınla evliliğin olduğu toplumlarda “tüm erkekler evlenmek zorundadır – minimum 1 adet karısı olmalıdır” gibi bir ibare bulamazsınız. Bunun sebebi bir kadının zengin bir adamın atıyorum 4. Karısı olup korunması ve ihtiyaçlarının karşılanmasının, fakir bir erkeğin tek karısı olup açlık ve korunmasızlık riski taşımasına tercih edilmesidir.

Fakir erkek ölsün gitsin (tabi bunu asker-kahraman kisvesi altında söylüyor mitolojiler) zengin erkek kadınlardan cocuk yapsın karnını doyursun.

Burada çok mutlu olan zengin erkeğe bakıp “erkek egemenlik” ve “kadınların baskılanması” gibi şeyler söylemek ancak feminist sığ görüşlülüğüyle mümkün olabilir.

1950lere kadar insanlık çok büyük ölçüde hayatta kalmaya çalışıyordu. Kişisel duygularımızın tatmini gibi bir şey söz konusu değil. O yüzden hayatta kalma perspektifinden baktığımızda polijini (birden fazla kadınla evlilik) gayet mantıklı bir hareket oluyor. Mutluluğumuz karnımızı doyuruyor, düşmanları püskürtüyor olsaydı durum farklı olurdu belki. Böyle olmadığı için bireysel mutluluklar ikinci planda.

 

Bakın mesela – kolonize olmadan önce tahiti’li yerliler arasında seks yaygın ve serbest bir şekilde uygulanıyordu. Çünkü dışarıdan gelen giden saldırı yok. Yiyecek bol. Cocuklar aclıktan ölmüyor o yüzden “cocuk bendendi sendendi” kavgası yok. Herkes, herkesin eşi. Seks gizli ve saklanan bir şey değil ortalıkta bol bol yapılan ve yetişkinlerin gençleri cesaretlendirdiği bir şey.

http://www.hawaii.edu/PCSS/biblio/articles/2000to2004/2004-sexual-behavior-in-pre-contact-hawaii.html

Ne zaman kaynak kıtlığı, açlık, dışarıdan gelen saldırılar grubun devamını riske sokuyor – o zaman grubun devamını saglayacak kurallar devreye giriyor. Çok eşlilik değil ama çok kadınla evlilik bu noktada ortaya çıkıyor.

Homoseküsellik bu noktada yasaklanıyor. Çünkü doğuma sebebiyet vermeyen bir ilişki türü.

Şimdi homoseksüellik neden sadece homoseksüellik değildir – neden birbirine çekim duyan iki hemcins’in kişisel ilişkisi toplumu ilgilendirir bakalım:

En büyük sebebi doğuma sebebiyet vermemesi.

Nereden bakarsanız bakın, erkek için evlenmek hayat boyu bir kadının koruma ve bakımını üstlenmek (zira boşanmak yasak) ve yetişkin olana kadar cocukların da koruma ve bakımını üstlenmek olduğundan kagıt üzerinde mantıksız bir anlaşmadır.

Daha önemlisi, erkeğin seks yapabilmesi için evlenmesi gerekiyordu. Yakın geçmişe kadar bu böyle olduğu gibi, bir çok ülkede zina hala illegal.

Ama homoseksüel ilişki bildiğin bedavadır. Minimum 1 kadına ve cocuklarına bakabilecek 2 erkeğin birbiriyle ilişkiden tatmin olması ve başka ilişkiye ihtiyaç duymaması toplumda koruyucusu ve tedarikçisi olmayan kadınların sayısını artırır. Hele bir erkeğin birden fazla kadınla evlenebildiği (koruyup ihtiyaçlarını karşılayabildiği) bir toplumda zengin 2 erkeğin birlikte olup evlenmemesi, belki 10 tane kadının açıkta kalmasına ve onlardan doğacak belki 20 tane cocugun dogmamasına yol açacak bir düzendir.

Anal seks ve masturbasyon gibi cocuga sebebiyet vermeyen ama erkeğin cinsel isteğini tatmin eden davranışların da dinlerce yasaklanması aynı sebepten.

Hatta vatikan yanılmıyorsam 1500lerde “zevk için seks uygun değildir” diye bir karar vermişti. Bunun sebebi ahlaki değil – seksin maksimum sayıda cocuga sebebiyet vermesini mümkün mertebe garantilemek. Bunu nasıl yapıyor? “sadece cocuk için sevişin” derken gerçekten insanların hayatları boyunca 4-5 kez seks yapacağını sanmıyor elbette. Mantığı şu “bunlar ben ne dersem diyeyim seks yapacaklar, bari doğum kontrolü uygulamasınlar da maksimum bebek doğumu gerçekleşsin”

Ikinci sebebi ekonomik gelişmeyi baltalaması:

Bakınız çok enteresan (eheh) – yakup – rahel (rachel) ve lea’nın hikayesi.

Yakup, dayısı lavan’ın iki kızından güzel olan rahel’a aşık olur. Dayısından kızı ister.
Rahel’le evlenmek için dayısına 7 sene çalışma sözü verir.
7 sene geçer, dayısı düğün yapar ve katakulliyle rahel yerine daha çirkin olan lea’yı yakup’a iteler.

Yakup sabah kalkıp lea’yı görünce dayısına gider ve dayısı – bizde önce küçük kız evlendirilmez, sen bi 7 sene daha çalış rahel’i de sana vereyim der.

Özetle yakup rahel’le evlenebilmek için 14 sene dayısı için bedava çalışmayı kabul eder.

Rahel’le de evlenir yakup. Ama rahel cocuk doğuramaz. Lea 4 tane oğlan doğurunca rahel cocuk dogabilmesi için cariyesini yakup’a verir. Cariye 2 oğlan dogurur.
Lea altta kalır mı, artık doguramadığı için kendi cariyesini oyuna sürer – o da oğlan doğurur.

Direk alıntı yapıyorum isteyen tamamını alttaki linkten okuyabilir

“18 “cariyemi kocama verdiğim için tanrı beni ödüllendirdi” diyerek çocuğa issakar[v] adını verdi.”

http://kutsal-kitap.net/bible/tr/index.php?id=34&mc=1&sc=4

Bakın buradaki odak ne ?

Kadınların korunması ve cocuklar. Her şey aslında cocukların doğumu üzerinden dönüyor.

Cocuk dogacaksa kadının cariyesini kocasına vermesi de mübah yani. Hangi koşulda? Erkeğin bunun maliyetini kaldırabildiği koşulda.

Başlık parası bile yakup’un 7 sene çalışması gibi bir “garanti”. Neyin garantisi? Kadına bakacağı ve koruyacağının garantisi. Yoksa kadının mal olarak satın alınması değil.

Hatta bu düzende şöyle bir hiyerarşiden sözetmek bile mümkün:

Erkek<mallar

Niye erkek mal’dan daha alt seviyede? Çünkü malların kaybındansa erkeklerin ölmesi tercih ediliyor. Hangi formda? Askerlik formunda.
“cana geleceğine mala gelsin” mantığı işlemiyor.
“mala geleceğine erkeklerin canına gelsin” mantığı işliyor.

Dönelim konumuza: doğuma sebebiyet vermeyen ilişki için çalışmayacak erkek ?
Ekonomik gelişmeyi sekteye ugratacak.
Istediğini (seks, yakınlık, ilişki) “bedavaya” almış olacak.

 

Halbuki yakup istediği şey olan güzel rahel’le evlenebilmek için 14 sene çalıştı. Begenmediği bir kadınla evlendi, bir sürü çocugu oldu. Sebep? Rahel’in güzelliği.

Halbuki yakup başka bir erkekle birlikte olma olanağı olsaydı bu olayların hiç birisi olmayacakı belki?

Işte sırf bu olasılık – bu olasılığın erkeklerin aklına gelmemesini isteyen yöneticiler bu hayatta kalma şansını azaltıcı ilişki türünü “bakın bunu yaparsak zayıflarız cocuk dogmazsa birileri gelir bizi keser her şeyimizi alır” diye anlatmak yerine “bunu yapana ölüm cezası var, ayrıca cehennem azabı var. Skerler öyle işi” diyerek ölüm korkusunu ahlaki bir kılıfa bürümüşler.

Bir diğer yönü de askerlik ve koruyucu olarak erkek rolünde, homoseksüellerin çok da iyi olmaması. Efemine-kadınsı homoseksüel erkekler, savaşlarda işe yaramayan, güvenilemeyen bireyler olduğu için istenmiyor. Halbuki savaşlarda canını düşünmeden verecek kahramanlara ihtiyaç var.

Yani temelde homofobi ölüm korkusundan başka bir şey pek değil.

Homofobi doğal bir tepki değil. Homoseksüelliğin o veya bu kurallarla yasaklanıp dışlanmadığı toplumlarda erkekler homoseksüellere atıyorum ortadoğudakine benzer tepkiler vermiyorlar. Bakınız tayland. Bu bir sosyalleşme meselesi. Cocuga homofobiklik öğretilirse onu taklit ediyor. Zaten insan olarak kendimizden farklı olana şüpheyle bakmaya meyilliyiz, sosyalleşme de bunu destekleyince ortaya düşmanlık çıkıyor.

Bir problemin kaynağını anlamadan çözümünü anlayamazsınız. “ahlaksızlıktır – çomarlıktır” vs gibi sığ söylemlerle ancak karşı tarafın haklılığına daha çok inanmasına sebep olursunuz.