Kadınların hepsi aynı

Kırmızı Hap ile ilgili yanlış anlaşılan en temel şeylerden birisi yapılan genellemeler. Kırmızı Hap perspektifiyle incelenen -özellikle kadınlarla ilgili olan -konularda yapılan genellemeler bahsedilen şeyin tüm üyelerini kapsayan ve hepsi için doğru olan bir genellemeden çok, heuristic adı verilen ve 100% doğru olmasa bile, varsayılması kişiye en az sayıda hata yaptıran kurallardır.

Bunun ne demek olduğunu inceleyelim. Bu noktada Nobel ödüllü Daniel Kahneman ve Amos Triversky’nin 1974 tarihli, insanların rasyonel canlılar olduğu fikrini sarsan çalışmasından bolca yararlanacağız.

Kahneman ve Traversky, yaptıkları deneylerde insanların, yeterince bilgi olmadan vermek zorunda kaldıkları kararlarda ne gibi zihinsel süreçler takip ettikleri ve ne gibi hatalar yaptıklarını araştırdılar ve buldukları bazı sık yapılan hataları sınıflandırdılar.

Bunların başlıcaları :

1-Kolay/bol bulunurluk- insanlar sık ve bol miktarda karşılaştıkları şeylerden etkilenerek karar verirler. Örneğin insanlar terörizmden ölme risklerini, kalp hastalığı veya diyabetten ölme riskinden daha fazla olarak değerlendirirler. Bunun sebebi medyada terörizmden ölen insanların sık sık haber konusu olması, ama kalp hastalığından ya da diyabetten ölen insanların haber konusu olmamasıdır. Halbuki insanların terör saldırısında ölme ihtimali çok az iken, kalp hastalıkları, kanser  ve diyabet ölümlerin çok büyük bir kısmının sebebidir. Kahneman, bunu ödüllü kitabı “Thinking fast and slow”da “what you see is all there is” yani “gördüğün şey ne ise, var olan da odur” diye özetlemiştir. Gözden ırak olan, gönülden de ırak gibi bir durum. Görünmeyen şey, insanlar tarafından yok gibi algılanır.

Kırmızı Hap açısından bu heuristic’in önemi ne? Medya sürekli olarak gerçekte olan oranlardan farklı şeyleri gözümüze sokuyor. Kadınların cinayete kurban gitmesi, erkeklerin cinayete kurban gitmesinden çok daha fazla medyada yer buluyor. Filmlerde ve dizilerde kötü karakter çoğu zaman erkek olurken, kadın korunması ve kurtarılması gereken karakter olarak karşımıza çıkıyor. Zor duruma düşen ve izleyicinin empati yaptığı, sempati beslediği karakterler kadınken, onları kurtarmakla görevli olanlar çoğu zaman erkek. Nadiren kadınlar fesat ve kötü karakterleri oynuyor, oynadıkları takdirde de bu karakterin özellikle çirkin olmasına dikkat ediliyor. Bu da “güzel kadınlar kötülük yapmaya muktedir değil” gibi bir algı yaratıyor. İstisnalar aklınıza geliyor elbette, ancak Disney çizgi filmlerinden Türk dizilerine bu stereotipler kullanılıyor. Bu bombardıman insanların karşısındakini değerlendirmesinde yanlış bir temel oluşturmalarına sebep oluyor.

 

2-Temsil etkisi – Bir bireyin ya da nesnenin belli bir gruba aidiyetine dair karar verirken yapılan hatalar. Örneğin bir kişinin terörist olma ihtimali gibi. Burada öznenin, belli bir grubun özelliklerinin ne kadarını taşıdığı ile ilgili gözlem yapan kişinin, o özne ile ilgili verdiği kararın doğruluğu araştırılır. Havalimanında kuyrukta bulunan sarıklı, sakallı, sandaletli, esmer, bol kıyafetli 20li yaşlardaki yalnız yolculuk eden adamın radikal islamcı terörist olma ihtimali ile kısa boylu şişman sarışın şortlu 45 yaşındaki kadının radikal islamcı terörist olma ihtimallerinin gözlemciler tarafından değerlendirilmesinde adamın dış görünüşü (gördüğün şey ne ise, var olan da odur) önemli bir veri olur.

Bu etkinin ve bu etki neticesinde oluşan heuristic’in Kırmızı Hap açısından önemi ne peki?

Kadınlar hipergamiktir, erkekte zayıflıktan uzak duracak şekilde evrimleşmiştir gibi genellemeler yaptığımız zaman, aslında temsil etkisi heuristic’ini kullanıyoruz.

Yani dediğimiz şey “tüm kadınlar hipergaminin kölesidir, nasıl kuşlar su altında yüzemezlerse, kadınlar da aynı şekilde hipergamik eğilimleri tarafından davranışları şekillenen, başka türlü davranamayan canlılardır” değil.

Anlaşılması gereken “kadınlar, evrimsel bir adaptasyon olarak hipergami eğilimini kazanmışlardır. İlişkide olduğunuz kadının hipergami eğilimi olduğunu varsaymanız, davranışları o perspektiften değerlendirmeniz, hipergami eğilimi yokmuş gibi davranmanıza nazaran çok daha mantıklıdır”. Özetle nasıl erkeklerin yeterince damarına basınca kavga etmesi, agresyon göstermesi gibi bir beklentimiz var ise, kadınların da hipergami eğilimi olmasını beklememiz gereklidir.

Hipergami nankörlük, güvenilir olmama gibi bir etkisi olan bir eğilim gibi görülse de burada hipergaminin bir vakumda yer almadığı, ve kadının eş olarak seçmiş olduğu erkekle doğrudan ilişkili olduğudur.

Kadın bir ilişkiye girmeye karar verdiği, rıza gösterdiği takdirde kendi özelliklerinin müsade ettiği en iyi eşi bulmak üzere bir değerlendirme yapmış ve  karşısındaki erkeğin özelliklerini hipergamik bir perspektiften tartarak bu kararı vermiştir. Bunu oturup Excel listesine +/- işaretleri koyarmış, yeterince çok puan alan erkeği seçermiş gibi düşünmeyin. Elbette bunu da yapan var ama çoğu zaman eşe duyulan arzunun ve istek (aşk) büyük bölümü zaten bilincinde olmadığımız süreçlerle oluşuyor. İnsanlar, ama özellikle kadınlar önce hissediyor (aşık oluyor) sonra aşık oldukları kişinin pozitif özelliklerini abartıp, negatif özelliklerini minimize ederek bu durumu kendilerine rasyonalize ediyorlar.

Temsili

Kırmızı Hap perspektifi, genel olarak insanların beyan ettiklerine değil, yaptıklarına bakarak niyetlerini anlamayı; insanların da yaptığı şeylerin çok önemli bir kısmının evrimsel mirasımızdan kaynaklandığını göz önünde bulundurmayı, her zaman akılda tutmayı öğütler. Bir kadının hipergamik olmasını beklemek, en gerçekçi beklentidir. Bir erkeğin yeterince kızdığı zaman dırdır yapmak yerine, oturup ağlamak yerine fiziksel şiddete başvurmasını beklemek en gerçekçi beklentidir. Gerçekte olan şeyi anlamadan ona karşı stratejimizin nasıl olacağını belirlememiz imkansızdır. Doğasını anlamadığımız birisiyle girilen herhangi bir ilişki ya da anlaşma, zar atmaktan farksız ve hayal kırıklığına davetiye çıkarmaktır.

Heuristicler esasen insanlara doğru olmayan kararlar aldırabildikleri gösterilmiş, hatalı önyargılara dayanan meyiller. Ancak söz konusu olan karşı cinsle ilişkiler olunca tüm diğer alanlardan daha fazla yanlış önyargılar var. Yani heuristiclerin işlevselliği, faydası zaten çok güvenilir değilken bir de üstüne gerçeğe dayanmayan önkabuller olduğu zaman kişinin yanılma payı çok artıyor.

Kırmızı Hap perspektifi, doğru olma olasılığını düşüren genellemeleri (heuristic) doğru olma olasılığını yükselten genellemeler ile değiştirmeyi tavsiye eder.

Bu bağlamda Kırmızı Hap’ın esas hedefi genellemenin öznesi değil, genellemenin ne kadar doğruyu yansıttığıdır. Diğer bir deyişle Kırmızı Hap’ın oluşturmaya çalıştığı farkındalık, yanlış ve yüksek maliyetli kararlar verilmesine sebep olacak genellemeler yerine, daha doğru kararlar vererek daha sağlıklı ilişkilerin ve birlikteliklerin kurulabilmesini sağlayacak genellemelerdir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *