Kaliteli bir yaşam için ipuçları

“Kaliteli bir yaşam nasıl olur?”

Benden çok daha akıllı adamların, bin yıllardır cevaplamaya çalıştıkları soru.

Kaliteli yaşamı nasıl tasvir ederseniz edin, ona ulaşmak için izlenebilecek stratejiler içinde en çok işe yaradığını düşündüklerim:

 

“Olaylara değil, süreçlere odaklanın”

Bir şeyde başarısız olmak, o şeyde iyi hale gelmenin kaçınılmaz bir parçası. Hangi konu olursa olsun, yavaş bile olsa sürekli bir gelişim halindeyseniz, ilerleme varsa o süreç iyidir.

Mindset (Aklını en doğru şekilde kullan) isimli kitabında Carol Dweck (kitap tavsiyesidir) “çok yeteneklisin, çok zekisin” vs denerek büyütülen cocukların, ileride yeteneklerinin ya da zekalarının aslında o kadar da iyi olmadığı ortaya çıkmasın diyerek denem-yanılma-başarma sürecinden kaçtıklarını anlatır.
Doğru yöntem, yeteneği, zekayı veya doğuştan gelen ve “sabit” olarak algılanan bir özelliği değil, eforu övmek ve yetenek-zeka vs gibi şeylerin ancak deneme-yanılma-başarısız olma-tekrar deneme-iyileşme şeklinde ilerleyerek inşa edilen şeyler olduğunu benimsemektir.

Usta bir kişinin bir işi çok kolay yapıyor görünmesi, arka planda binlerce saatlik pratik, tekrar, başarısızlık ve tekrar deneme neticesindedir.

Olaylara odaklanmayın. Süreci sevin. Başarılı herkesin geride bıraktığı bir süreç olduğunu bilin.

Kilo vermek için şişmanken spor ve diyet yapmanız lazım.

—–

“Fakir, parası olmayan adam değil, istekleri, ihtiyaçları olan adamdır”Seneca

Yatları katları olmasına rağmen hala istekleri olan adam, ihtiyaç duyduğu her şeye sahip evsizden daha fakirdir.

Amerikada yapılan bir araştırma diyor ki, için yılda 75000 dolar üstü kazanç, hayat tatmini ve mutluluğu artırmada belirleyici değil.
Yani yılda 75000 dolar kazanabiliyorsan, barınma, yeme, sağlık, temel ihtiyaçlar vs gibi şeyleri karşılayabiliyorsan, sefil değilsen daha fazla para seni daha mutlu etmiyor.

Sapiens kitabını okuyanlar hatırlayacaktır, insanların doğuştan gelen bir “mutluluk seviyesi” var. Genetik olarak 10 üstünden 6 mutlu olmaya programlı iseniz, aynı gün sayısal çıksa, nobel kazansanız, kanseri tedavi etseniz bile tavan yapan mutluluğunuz 1 ay sonra yine 6 seviyesine inecek, benzeri şekilde aynı gün işsiz kalsanız, köpeğiniz ölse, eve hırsız girmiş olsa dip yapan mutluluğunuz 1 ay sonra yine 6 seviyesine çıkacak.

Mutsuzsan Ferrariye binerken de mutsuzsun.

Özetle Maybach’a da binsen, Fiat’a da binsen bi süre sonra aynı tatmini ve mutluluğu yaşayacaksın.

Hayattaki önceliklerini bu perspektifte değerlendirmek gerekiyor.
Sırf kazanmış olmak için para kazanmaya çalışmak, en kıymetli şeyini, vaktini buna harcamak ve fırsat maliyeti sebebiyle hayatı ıskalamak çok büyük bir dram.

Bu da bizi son stratejiye getiriyor.

—–

“Hayat, nasıl kullanacağını bilirsen yeterince uzundur” – yine Seneca.

Günü nasıl geçirdiğinizi değerlendirin. 1 hafta boyunca diyet yaparken kalori sayar gibi saat saat neye harcadığınızı bi not edin.
Işte kaç saatiniz goygoyla geçiyor, trafikte kaç saatiniz telefonda oyun oynamakla geçiyor, evde kaç saat playstationla ne bileyim dizi izlemekle vs geçiyor, haftasonları neyle geçiyor…

Bunları bir excel tablosuna yazıp verimsiz geçirdiğiniz saatleri topluca görüp, o vakti yıla oranladığınız zaman aslında çok büyük bir vakti boşa geçirdiğinizi göreceksiniz.

Aynı paranız gibi, vaktinizi neye harcadığınızı belirleyebilirseniz önceliklerinizi daha iyi yönetirsiniz.

Eğer şu andaki geliriniz veya yaptığınız iş sizi 40 yaşında emekli edebilecekse, buyrun akşamları dizi izleyin, oyun oynayın, maç izleyin. O lükse sahipsiniz.

Ama bu satırları okuyan insanların 99.9999%u 65 yaşına geldiğinde “çalışmaya devam edebilir miyim” diye düşünecekler.

“65’te emekli olucaksın demediniz mi lan?”

Akşamları yeni bir beceri (Programcılık? Grafikerlik? Sanatla alakalı bir beceri?), belki size yan gelir getirecek (Affiliate marketing?) Ve işten çıkarılma vs gibi riskleri olmayan bir iş kurmak (Freelance, danışmanlık?), sertifikasyon, master programı vs gibi işler için ayıracağınız 2 saat, size yılda yaklaşık 700 saat yani %70 verimle çalıştığınız 8 saatlik bir iş gününe oranlarsak yılda 142 iş günü gibi bir zaman yaratır.

Akşamları 2 dizi izlemek yerine 1 sene sonra size belki şimdiki maaşınız kadar para getirecek 2nci, 3ncü bir işiniz olabilir.
Müdür size atar gider yaptığı zaman “skerler seni de işini de” deyip rahatça istifa edebilirsiniz. Çünkü “b planı”, “c planı” ve “d planı”na sahipsiniz.

Bakınız John Goodman ne güzel özetliyor :

Siktir Git Seviyesi

 

Son olarak – Dota 2 oynamayın.