Kırmızı Hap nedir?

Genel olarak erkeklerin ihtiyaç duyduğu “daha yaşlı ve bilge rol modeli”nin günümüzdeki eksikliğinden doğan mutsuzluğu kollektif bir şekilde anlayıp bu problemi çözecek stratejiler ve taktiklerin tartışıldığı bir forum, ve bu forumdan çıkan genellemeler ve tavsiyeler bütününe verilen isimdir.

Matrix filmlerindeki “mavi hap – kırmızı hap” teması üzerinden sınıflandırılır. Kırmızı hap, kabul görmüş sosyal normlardan ziyade bilimsel veriler, sorgulamalar ve deneme yanılmalar neticesinde oluşan bilgiler bütününe verilen isimdir. Mavi hap, genel geçer kabul edilen ve aslında gizlice feminen iradeye hizmet eden düşünce ve pratiklere verilen isimdir.

Kırmızı hap yanlış anlaşılmaya çok müsait bir şeydir. O yüzden yeni gelenlere “2 gün okuyup sağda solda konuşmayın tecavüzcü damgası yersiniz hayatınız kararır” derler.

Acı gerçekleri kabul etmenin tıpkı ölümcül hastalarda olduğu gibi 5 aşaması olduğuna dair açıklamalar var.

1-kabul etmeme. Yadsıma. Yok öyle bişey deme. (bkz bir üstteki entry)
2-kızgınlık. Sorumluluk alarak neyi yanlış yaptığını anlamak yerine karşıdakini (kadınların tamamı) suçlamaya başlama (bkz bir üstteki entry’nin hedef aldığı kitle)
3-pazarlık. “ya tamam haklı oldukları yanlar var, ben işime geleni, yapabildiğim kadarını yaparım, hayatım süper olmasa bile 1-2 gömlek iyileşir.
4-depresyon. “en anlamı var ki? Hiç kimse beni istediğim şekilde sevmeyecek. Asla istediğim gibi mutlu olamayacağım. Mna koyayım böyle dünyanın”.
5-kabullenme. “tüm verilerin gösterdiği şey bariz ve kaçınılmaz. O halde buna adapte olmalıyım. ‘Kendin gibi ol’ modeli takılıp vasat bir hayat yaşayacağıma potansiyelimi gerçekleştirmek için çalışmalıyım”

Ve esasen red pill’deki 1000lerce “kızgınlık” mesajının arasında gerçekten kıymetli olanlar, 5. Aşamaya gelip kendini gerçekten geliştirmiş insanların yazdıkları postlar.

Felsefe, pratik bilgiler, taktik ve stratejiler sadece ve sadece 5. Aşamayı aşmış ve bir süredir bu aşamada yaşayıp sonuç almış kişilerden alınmalı.

Nasıl 3 ay önce ilk kez yumurta kıran birisinin yazdığı yemek kitabını okumuyorsak, 3 michelin yıldızlı şef’inkini okuyorsak, hayat felsefesi, kişisel gelişim ve benzeri konularda da ergen kızgınlığıyla yazılan şeyleri baz almamak lazım.

Red pill’i merak edenler gidip günlük reddit postlarını okumamalı. Redpill’i merak edenler aynı sayfanın solundaki “new here?” başlığı ve altındaki “theory reading” kısmından başlamalı. Ancak belli bir perspektif kazanıldıktan sonra genel günlük postların ne manaya geldiği anlaşılabiliyor.

Peki bahsettiğim acı gerçekler ne?

Acı gerçek şu :

“anneniz hariç hiç kimse sizi gerçekten sevilmeyi hayal ettiğiniz şekilde sevmiyor, sevmeyecek. Sevmediği gibi eğer onlara herhangi bir değer yaratmıyorsanız sizi umursamayacaklar bile. Eğer iyi genleriniz, paranız, ve/veya statünüzü yükselten özellikleriniz yoksa tüm insanlığın – ama en başta kadınların – radarında görünmez haldesiniz.

Insanların sevgi adı verilen ama aslında beğenisi olan şeyi kazanmak için yaratmanız gereken değer için de kıçınızı sıkıp çalışmanız gerekiyor. Değer yaratabildiğiniz sürece “var”sınız. Değer yaratmayı bıraktığınız anda kendi değeriniz hızla düşmeye başlıyor. O yüzden en başta kendinizi düşünmeli, yarattığınız değeri de dikkatli paylaşmalısınız. Erkek için gardını düşürmek, rahatlamak, güvende hissetmek gibi şeyler çok zor kazanılan ve genellikle geçici olan şeyler. Hayat adil veya mutluluğu garantileyen bir yer değil. Iyi şeyler bekleyenlere gelmez, kıçını sıkıp çalışanlara gelir.”